..AKSA'CILARIN YENİ OYUNU..YALOVSPOR YÖNETİMİNİ DAĞITMAK İSTEYEN AKSA FABRİKASI, KULÜBÜN ESKİ BAŞKANLARINA TOPLANTI DÜZENLETTİRDİ.. ÇİRKİN OYUNA TEPKİLER ARTIYOR..        ..AKP SP İL BAŞKANLARI PAZARTESİ GÜNÜ ORTAK BASIN TOPLANTISI DÜZENLEYECEK...       

Alternative content

Get Adobe Flash player


Niyazi BEKTAŞ
Email : niyazibektas@hotmail.com
Telefon : 02268137300

“28 “ŞUBAT’IN ÜRÜNÜ OLANLAR

Temel hak ve özgürlüklerden herkesin en geniş şekilde yararlandığı,toplumun birlik ve bütünlüğünü koruyan ,devlete ait tüm kurum ve kuruluşların  en verimli şekilde çalışmasını gözeten,toplumsal sözleşme  dediğimiz   anayasa; çağımızın değişen şartlarına uygun hale getirilmesi  gerekmektedir.

 Anayasalar değişmez metinler değillerdir.Özellikle demokratik ülkelerde  ‘’TEMEL KANUN’’özelliğini taşıyan anayasalar halkın ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte olmalıdır.

1923’ten günümüze kadar uygulanan değişik anayasalar ,milletin iradesine uygun olmadıkları inkar edilemez bir gerçektir.1924 ‘te hazırlanan anayasa hariç,diğer anayasalar,  ihtilal hükümetlerince hazırlanan metinlerdir..Özellikle 1980 ihtilalından  sonra   hazırlanan ve halkın oyunu sunulan anayasada bir çok değişiklik yapılmasına rağmen,değişen şartlar karşısında yetersiz kaldığını her vatandaş bilmelidir..

İlköğretim okullarında önce sosyal bilgiler derslerinde,daha sonrada vatandaşlık dersi kitaplarında hak ve ödevler konuları işlenmesine rağmen şuurlu bir yurttaş yetiştirme  oldukça başarısız olduğumuzu itiraf etmeliyim..Bu Başarsızlığın esas nedeni ise okullarımızda   emir komuta zinciri vasıtasıyla  uyguladığımız ‘’ÇAĞ DIŞI EĞİTİM’’ sistemlerimizdir.

      Devletimizin kurucusu M.KEMAL ATATÜRK   öğretmenlere hitabesinde’’millet sizden;fikri hür,vicdanı hür,irfanı hür nesiller ister’’  sözü ile o yıllarda eğitim önemini vurgulamıştır..’’Devlet başkanı olmasaydınız,hangi görevi yapmak isterdiniz ?’’ sorusuna  ATATÜRK’ÜN verdiği  cevap ‘’milli eğitim Bakanı olurdum’’söyleminde bulunması eğitimin ne kadar önem arz ettiğini işaret etmiyor mu?

      Halk arasında bize ait işlerle ilgili öyle güzel sözler var ki …’’sokma akıl yedi adım gider’’iş kişinin aynasıdır,lafa bakılmaz,toplama su ile değirmen dönmez,başkalarının aklı ile yürüyenler,yarı yolda kalır,boş tenekeden tok ses çıkmaz,çok laf yalansız,çok mal haramsız olmaz. Vs…bu sözlere benzer yüzlerce anlamı çok derinlerde olan  öz deyişlere,atasözlerine  sahibiz.. Konuşmaya başladık mı ,başkalarına asla sıra gelmez..Sadece  boş konuşuruz..Sıra iş yapmaya gel dimi  kaçacak delik   ararız.Maalesef her alanda bu zayıflığımız kendini gösteriyor..

     Şuurlu bir millet olmak için gayret göstermek aklımıza gelmez..Sıkışınca aklımız başımıza gelir ancak iş işten geçmiş olur..

      Bedelini ödediğimiz hiçbir demokratik hakkımız yok..HAK ARAMAYI DAHİ BECEREMİYORUZ.. Demokrasinin ne olduğunu henüz anlamış değiliz..Herkes kafasına göre farklı bir demokrasi tanımı yapıyor..Aynı farklılık laiklik anlayışında da Karşımıza çıkıyor.Demokrasiyi özümsemiş bir toplumsal yapıya sahip değiliz..Başta yöneticilerimiz olmak üzere ,toplumun diğer katmanlarında demokrasi kültürünü cımbızla  aramak zorundasınız..eğer ülkenin başında yönetici olanların kafalarının arkasında  başka bir demokrasi,kafalarının önünde farklı bir demokrasi anlayışı gizlenmiş duruyorsa;demokrasi kültürünün olgunlaşmasını beklemek hayal olur..

Demokrasi ;en uç fikirlere dahi tahammül gösteren sistemin adıdır.Kurallar hareketine  ,farklılıklara hoş görü ile bakabilme ,zıtlıkların karşılıklı konuşma ve tartışma ile yer bulduğu siyasi hareketin adıdır demokrasi..1970 li yıllarda benim gibi düşünmeyenlere karşı tavrımı hatırladıkça, üzülmediğimi söylemem mümkün değildir.Mesleğe başladıktan sonra,gençlik yıllarımdaki gibi düşünmemeyi ,davranmamayı,konuşmamayı  yeğledim..Bilgi sahibi oldukça ,kendimi aşmanın yollarını her zaman  aradım.Karşıt düşünceleri ifade eden,açıklayan,anlatan fikir adamlarının eserlerini okumayı görev kabul ettim..Kendimden daha çok karşımdaki kişilerin duygu ve düşüncelerine değer vermenin daha insancıl olduğu kanaatine vardım..

 Milletimize ait öz değerlerden sapmadan,çağdaş Türkiye  anlayışına ulaşabilmemiz için kişisel olarak üzerine düşen hak ve ödevlerimi  sonuna kadar kullandığıma inanıyorum.Doğru bildiklerimi tek başıma kalma uğruna savundum..Savunmayı da sürdürüyorum.. TARTIŞILMAYACAK,ELEŞTİRİLMEYECEK  TEK VARLIK ALLAH VE YÜCE PEYGAMBERİMİZİN DIŞINDA  HİÇ KİMSEYE BİAT ETMEM SÖZ KONUSU DEĞİLDİR..

 Demokrasilerde her kural mutlaka ayrıntılı şekilde konuşulmalı ve tartışılmalıdır..Kırmadan,dökmeden insan olduğumuzun da farkına vararak özgürlükleri sonuna kadar korumalıyız..KİŞİNİN MEZHEBİ VE MEŞREBİ KİŞİYİ BAĞLAR..İKİNCİ KİŞİLERİN BU KONULARDA SÖZ SÖYLEME HAKLARININ OLMADIĞINA SAMİMİ BİR ŞEKİLDE İNANIYORUM..Son günlerde tartışma konusu olan anayasamızın değiştirilmesine sonuna kadar taraftarım..Siyasilerin    tavırlarını da anlamış değilim..Anayasa toplumsal bir metin olduğuna göre ,uzlaşma ile bu metnin değişmesi gereken maddelerinin ,günümüz şartları da göz önüne  alınarak elbette değiştirilmelidir. Her kesimin, bu toplumsal metinde, kendisini bulabileceği  ifadelerin yer almasını istemek kadar doğal bir hak daha olamaz..Bu ülkenin her vatandaşı bu anayasa beni kucaklıyor,diyebilmelidir..Böyle bir anlayışı, önce iktidar olan siyasi partiden beklemek herkesin hakkı değil midir?Ben yaptım oldu ,mantığı ile anayasalar  düzenlemez.Demokrasinin ruhuna aykırı bir anlayış söz konusu olur.. Düşünce özgürlüğüne darbe vurmak samimi demokratların icraatları arasında yer almamalıdır..

Demokratik ülkelerde ,devleti oluşturan kurumların da çok iyi düzenlenmesi gerekmektedir.Bu devletin sahibi; herkestir..Dağdaki çobanın ne kadar hakkı varsa ,benimde o kadar hakkım olduğunu her eylemimde hatırlamalıyım..Bu devleti  kuran halktır.Halkı oluşturan farklı yapıların olması gayet doğaldır..halkı bir kenara koyarak,iterek,’’BEN YAPTIM OLDU’’ mantığıyla hareket edilirse çatışma ortamı yaratılmış olur..Aynı şey;Toplumsal sözleşme dediğimiz anayasamızdaki değişmesi gereken maddeleri içinde geçerlidir..ANAYASA UZLAŞMA METNİDİR..UZLAŞMANIN OLMADIĞI YERDE ,TEMEL SÖZLEŞME KURALLARINI  HİÇ KİMSE BELİRLEYEMEZ.. Her bireyin hakkı kutsaldır..Millet; bireylerin bir araya gelmesiyle teşekkül ettiğine göre ,bireye değer vermemek,,aynı zamanda milleti hiçe   saymaktır.BU anlayış doğrultusunda en doğru kuralları anayasaya yerleştirmeniz dahi  toplumsal Huzuru sağlamaz .Kaş yapacağımız yerde ,gözü çıkarmış oluruz ki  ,böyle bir hakkımız olmasa gerek.

Son günlerde en çok konuşulan demokrasidir..Konuşulmasında da büyük yarar olduğuna inanıyorum..Demokrasilerde ,özgür düşünce hakkımızdan dolayı, başkalarına  her türlü iftira ,karalama,kötüleme,topluma farklı lanse etme  hakkımızın  olmadığını biliyorum..DEMOKRASİ ; s BAŞKALRINA YADA BENDEN OLMAYANLARA,BENİM GİBİ DÜŞÜNMEYENELERE KARŞI ACIMASIZCA SALDIRMA SİSTEMİNİN ADI DEĞİLİDİR..Herkes samimi demokrat olmalıdır..Gayri ahlaki olayların sonucu ortaya çıkanlardan demokrat olmaz..Demokrasi dışı oluşumların demokrasiyi savunmaları  ise tam ‘’TAKİYEDİR’’

       Demokrasi dışı olaylardan faydalanarak  çeşmenin başında oturanların  en azından ben,demokrat olmadıklarına inanıyorum..Herkes benim gibi düşünsün de istemiyorum..Sonuç olarak diyorum ki;28 ŞUBAT 2008 YAŞANAN DARBE SONUCU ORTAYA ÇIKANLAR ASLA DEMOKRAT OLAMAZLAR,VARLIK NEDENLERİ BU DARBEDİR.VARLIK NEDENİNİ ORTADAN KALDIRMAK İÇİN HİÇ BİR TEŞEBBÜSTE  BULUNMAYIŞLARININ ESAS NEDENİ DE BUDUR…Uydurma darbelerle uğraşılacağına,eylemin gerçekleştiren darbeciler neden yargılanmaz,anlamakta güçlük  çekiyorum..




  s. karapınar08.03.2010 09:22:08 
 Sayın Bektaş ! aslında Türkıyede siyasetin ideolojik olarak yön değiştirdiği 27 mayısın ürünlerine bakmak lazım. 28 şubat ,27 mayısın sadece bir türevidir. Asıl ideolojik misyon 27 mayısta yüklenmiştir ülkemıze. Bakınız 27 mayıs " YETER SÖZ MİLLETİNDİR " misyonuna , cevap olarak o nun simgesi olan "el" i tokat olarak yapıştırmışır. 27 mayıs ta Milletin temsilcileri ni Yassıada da savunanlar , daha doğrusu savunur gibi yapanlar bugün neler söylüyorlar. Sayın Cindoruk Perinçeğin kanalı ulusal kanalda derin devletin adamlarını, cuntacıları savunarak,"" Yassıada da bile silivriden daha adil yargılama vardı" diyebiliyor. Zincirbozanlara güya sürgüne gönderilen Demireller bugun militaris yapıyı savunuyor. Demek ki 27 mayıs topyekün milletin başına çuvalı geçirmiş. 28 şubat onun yanında çok yavan kalır. Kendilerine darbe yapılanlar darbeleri savunurken bakınız ne diyor sayın bay cindoruk;"" ülkemizin bir tek ordusu var.Bakın Demirel e 6 defa el çektirdiler sesini çıkartmadı. Ne yapsın canım? Ordumuza karşı mı gelsin? Vatanseverlere karşı koymak olur mu?" İşte böyle sayın yazar,Kim ın kım olduğu daha açık bir şekılde ortaya çıkmaya başladı.. Zavallı Menders de savunmasını Bürütüs lere emanet ettiğini farkında değil ki... 
  Servan Altıkanat07.03.2010 14:30:08 
 Anayasa Değişikliği gibi köklü bir ıslahat girişiminde bulunan insanlar; halkın samimiyetini bir şekilde kazanmalıdırlar...Devlet- halk bütünleşmesini macro seviyeye ulaştırmadan, Halkın anayasa değişikliğine karşı tutumunu iyi analiz etmeden, halk arasında oluşan yasal konsepti olumlu yönde şekillendirmeden ; ne yaparsanız geriye ket vurursunuz ve birikimli olarak ileleyemessiniz.....Demokrasilerde tren bu raydan çıkarsa , bir daha aynı istikameti tutturması sanıldığı kadar kolay değildir....Dolayısıyla hükümet anaysa değişikliğine giderken birikimli bir fizibüliteye ihtiyaç duyması gerekir.... YOKSA yAPILAN TANZİMATLARI BAŞKA ŞEKİLDE KALICI VE SAĞLAM BİR DÜZENEĞE OTURTAMASSINIZ....sAYIN Niyazi Hocamında dedikleri kesinlikle dikkate alınması gereken noktalardır... Sayın Niyazi hOCAMA TEKRR TŞKKLR..... 
  HAZAL DUMANOĞLU07.03.2010 11:17:36 
  Milli Görüş çizgisinde kalanlar bellidir..NECMETTİN ERBAKAN HOCA VE BİR KAÇ ARKADAŞI..Diğerlerei kemik yalama peşindedirler..AKEPE 28 ŞUBAT IN ÜRÜNÜDÜR..O 28 ŞUBAT OLMSAYDI BU PARTİ KURULMAZDI..28 ŞUBAT BİR EZGAKTI,OYUNDU,SENARYO İDİ..YAZILDI VE SAHEYE KONARAK UYGULANDI..57 HÜKÜMETİN DAĞILMASIDA BU OYUNUN BİR PARCASIYDI.. 27 NİSANDA AKEPENİN 97 DEKİ SEÇİMİ ALMASINI SAĞLADI..İŞTE AKEPENİN DARBE ESERİ OLDUĞUNUN BELGELERİDİR..OKUYUN VE ÖĞRENİNİZ..SAYGILARIMLA... 


  Yalova Çizgi Gazetesi Tüm hakları saklıdır...