|

 |
| Servan ALTIKANAT |
|
| Email : servanaltikanat@hotmail.com |
|
| Telefon : 8137300 |
|
Yazı yükleniyor...
|
REFERANDUM SÜRECİNDE 'BİRAZ DÜŞÜNÜN'
|
Referandum öncesi 'evetçiler ile 'hayırcılar' arasında bir denge kurmak ne kadar zor geliyor bana.İşlerinin haddinden fazla zor olduğunun farkında olmayan 'hayırcılar', bu dengeyi sağlamamakta ısrar ediyor.Gerçekten işleri çok zor.Darbe ürünü olan bu anayasanın değiştirilmesine 'hayır' dedirtmek ve bunu yaparken de mantıklı gerekçeler bulabilmek oldukça güç.Nitekimde baştan beri bunun zorluğunu çekiyorlar.Özellikle de 'hayırcıların' öncü lideri sayın Kılıçdaroğlu' nun meydanlardaki durumundan, bu tıkanma belirtisini gözlemleyebiliyorum...Hazneleri oldukça kısıtlı olduğu için 'Recep Bey kendi hakimini atayacak' cümlesini bozuk plak gibi her defasında kullanmak mecburiyetinde kalıyorlar.80' lerde yaşanan o işkencelerin, zorbalıkların ve idamların tamamlayıcısı olan bu anayasanın, değiştirilmemesine gerekçe olarak ancak bu eleştiriyi bulabiliyorlar.Bununla da yetinmiyorlar: 'o işkenceleri yaşamayan kesim bu anayasayı değiştiremez' şeklindeki gülünç ve ucuz bir eleştiri ile de kendilerini dar kalıplara hapsettiklerini açıkça gösteriyorlar.Aslında onların bu söylediklerini tutarlı buluyorum.Haznelerinin 'dışa vurumculuğu' kendi içinde tutarlı gözüküyor bana.Çünkü bunlar daha 2 ay öncesine kadar; mecliste geçici 15.madde (80 darbesinin yapanlara, yargı yolunu açan madde) oylanırken bile meclisi terkettiler....Darbecilere yargı yolunu açan o yasa oylanırken, diğer 29 maddede uyguladıkları stratejiyi aynen sürdürdüler.O maddenin dahi, meclisten oy birliği ile çıkmasını istemediler.(tabi Mhp cepheside istemedi). Prestij kaygıları neyi gerektirdiyse, onu yaptılar.Bu yüzden tutarlılar diyorum ya zaten.Geçici 15. maddeye insiyatif kullanmamak ile darbe anayasasının değiştirilmesine karşı sudan bahaneler ileri sürmek arasında ;doğru orantılı bir çelişmezlik var. Sevgili dostlar; bu çelişmezlik ilkesi, ülkenin aydınlık geleceğine siyah perdeler örten bir gayenin ürünü..Gandi Kemal' in liderlik eksikliğinden dolayı malesef bu gaye, kabak gibi su yüzüne çıkmış durumda.'Prestij uğruna muhalefet oldukları' tezinin, halk nezlinde anlaşılmamasını sağlayacak siyasi kabiliyet; malesef 'hayırcıların' öncüsü Kılıçdaroğlunda mevcut değil.Buda hayırcılar için büyük handikap.82 anayasasının daha demokratik ve kısmen özgürlükçü seviyeye ulaşmasına, halkın 'hayır' demesini sağlamak, bir hayli zor olduğu gibi; bu gayeye de kabiliyetsiz populistlerle ulaşmaya çalışmak, zorluğu daha da ekstremleştiriyor.Bu sonuç, önümüzdeki süreçlerde 'hayır' oranlarını çürütecek sevgili dostlar..Nitekim önemli anket firmalarından Konsensüs' ün, en son referandum için yaptığı araştırmalara göre de; 'evetçilerin' oranı geçen aya oranla %7 artmış....Durum aynen dediğim gibi;, 'hayırcıların eli git gide zayıflıyor ve doğal olarakta kitleleri eskisi gibi etkileyemiyorlar. Umarımda etkileyemezler.Bir düşünsenize; Kenan Evren evinde televizyonunun başında çayını yudumlarken, bu pakete karşı çıkan hangi zihniyet halka inandırıcı gelebilir?Biraz düşünün, hemen cevap vermeyin..Vicdan muhasebesi yaparken, 'zamanla' yarışmayın.Yoksa tökezler; 80' lerde idama giden o gençlerin kemiklerini sızlatmak isteyebilirsiniz? Ve o konseptin ürünü olan bu anayasanın, yaşamasına ve özünü korumasına yanlışlıkla izin verirsiniz...Biraz düşünün ,hemen cevap vermeyin... |
|
| | Hasan Demirci | 03.08.2010 12:19:27 | |
| | sayın yazar neyi düşüneceğiz? bu mıllet ne çektiyse çetelerden, derin yapılardan demokrasi düşmanlarından çekmedi mi? Daha neyi düşüneceğiz? Bazıları ajitasyon yaparak statükonun devamına çalışıyor. Bu millet hala bunları yer mı sanıyolar? Bakın göreceksiniz CHP nin de MHP nin de tabanı buyuk oranda EVET diyecek. | |
|
| | |
|
| | Murat kamacoğlu | 02.08.2010 13:52:48 | |
| | sayın yazar !halkımız değişecek maddeleri okumadan, hiç bir araştırma yapmadan bile kararını verebilir bence.. baksın tv lere kımler hayır diyor, kımler evet. Evet diyenler hiç bir parti adını anmıyor. Sadece ülkenin geleceği için , daha özgür daha demokrat bir türkıye için evet diyorlar. Ama hayırcılara bir bakarmısınız? Erbakan da hayır diyor. O na kan emici vampirler sıfatı koyan ve partisini kapatan Vural savaş ta haır diyor. Perinçek de hayır diyor, Zekeriya Beyaz da.. Haydar Baş ta hayır diyor, Yalçın küçük tee.. Şimdi bunları ortak payda sı ne???? Evet bunlar hangi gerekçelerle hayır diyor lar bilen varmı? O nedenle bizde EVET diyoruz... | |
|
| | |
|
| | Örütbağ Bilge | 31.07.2010 15:37:27 | |
| | Akp anayasa’sına “hayır”
Pekiyi neden hayır ?
1) Demokrasilerde anayasa neden önemlidir?
Önemlidir çünkü toplumun, toplumdaki değişik grupların,
Katmanların isteklerini yansıtır. Onların ayrı ayrı haklarını korur.
İşçilerin haklarına yer verir.
Sendikaların haklarına yer verir.
Sendikasız çalıştırılanların,
Emeklilerin,
İşverenlerin,
Kadınların
Çocukların,
Engellilerin,
Değişik mezheplerdeki yurttaşların,
Öğrencilerin,
Küçük esnafın,
Yargının,
Basın emekçilerinin,
Gazilerin ve bu ülke için canını vermiş şehit ailelerinin
Tekel işçilerinin,
Çiftçilerin,
Tarım kesiminde çalışanların haklarını korur.
2) Anayasa bunu nasıl yapar?
Şöyle yapar, anayasayı yaparken, tüm bu grupları ve onların temsilcileri çağrılır, görüşleri alınır, talepleri alınır.
Anayasa bu taleplerin tümüne yer verebildiği oranda demokratik bir anayasa olur.
Ve anayasa, ancak böylece bir “toplum sözleşmesi” olur.
3) Akp anayasası böyle mi yapıldı?
Hayır . Akp tek başına anayasayı yaptı.
Hiçbir partinin görüşlerini almadı.
Tüm sivil toplum örgütlerine “üç gün süre” verdi.
Chp’nin “üç maddeyi ayırıp, diğerlerini beraber oylama” önerisine cevap bile vermedi.
Bugüne kadar yapılan tüm çalışmalara, diğer partiler ya da sivil toplum örgütleri tarafından hazırlanan taslaklara dönüp bakmadı bile.
4) Anayasa bir tek parti tarafından yapılabilir mi?
Hayır. Çünkü o zaman “toplum sözleşmesi” olmaz. Ancak “parti anayasası” olur. “akp anayasası olur”.
5) Akp’nin iddia ettiği gibi, 1982 anayasası, ilk kez mi değiştiriliyor?
Kesinlikle hayır . 1982 anayasası, bundan önce tam 16 kez değiştirildi. Bu sonuncusu ise, 17inci değişiklik oluyor. Yani darbe anayasasını ilk kez değiştirdikleri tam bir “yalan”, tam bir “göz boyamaca”.
Üstelik bu değişikliklerin yedi tanesi , daha akp iktidara gelmeden yapılmıştı.
Hem de o dönemde tbmm’de bulunan tüm siyasal partilerin katılımları ile.
Yani akp’nin ve yandaş aydınların(!) İddia ettiği gibi, 1982 anayasası, ilk kez değiştirilmiyor.
Bundan önceki değişiklikler de yine aynı kişilerin iddia ettikleri gibi “makyaj niteliğinde” değişiklikler değil.
Akp iktidarının bunları bilmemesi mümkün değil. Bu kadar “bilgisiz” olunması mümkün mü sizce? Pekiyi “bilgisizlik ya da hafıza kaybı” değil ise, bu iddianın nedeni ne olabilir acaba?
6) Son değişikliklere karşı çıkılmasının nedeni akp’nin yapması mı?
Buna da kesinlikle hayır . Akp iktidarı, bugüne kadar tam 9
Kez anayasayı değiştirdi. Bu son yapılan da 10. Cusu oluyor.
Ve bugüne kadar yapılan bu 10 değişiklikten sadece 3 tanesi toplumda tartışma yarattı. Çünkü üçü de, diğer siyasal partileri, sivil toplum örgütlerini ve tartışmaları dikkate almadan, tamamen “baskıcı bir anlayış” ve “benim çoğunluğum var, her istediğimi yaparım” mantığı içinde yapılmıştı.
Yani tamamen demokrasi dışı bir anlayış ile yapılmıştı. Aynen şimdi tartıştığımız son değişiklik gibi.
7) Anayasanın içinde neler olmalıdır?
Anayasaya bakarsınız. Anayasanın içinde, o güne kadar tartışılmış, sorun yaratmış, toplumda ihtiyaç olarak ortaya çıkmış tüm talepler çözüm bulmalıdır.
Bunun için öncesine bakarsınız, o güne kadar neleri tartışmışsınız, neler toplumda sorun yaratmış, neler sıkıntı yaratmış.
İşte “demokratik anayasa” tüm bu tartışmalara, sorunlara çözüm bulmalıdır.
8) Türkiye’de bugüne kadar neler tartışıldı?
Kısaca sıralayalım;
Dokunulmazlıklar,
Cumhurbaşkanının yetkileri
Kadın hakları,
Partilerin iç işleyişlerinin demokratik olmaması,
Lider sultası,
Yök,
Yargının dosya çokluğu nedeniyle geç işlemesi,
Yolsuzluklar,
Alevilerin hakları,
Etnik kökenli vatandaşlarımızın kültürel hakları
Sendikal haklar,
Grev hakkının sınırları,
Yüzde 10’ luk insafsız seçim barajı
Kültürel haklar,
Hsyk’da bakan’ın ve müsteşar’ın yer almaları.
İşte tüm bunlar, 1982’den bu yana tartışıldı. Ve tüm partilerin, siyasal grupların, sivil toplum örgütlerinin talepleri olarak ortaya çıktı
9) Akp anayasası bu taleplere yer veriyor mu?
Hayır . Hiçbirine yer vermiyor.
Akp anayasasında ne dokunulmazlıklar sınırlanmış,
Ne partilerin iç işleyişi ile ilgili bir düzenleme var,
Ne yök değiştirilmiş,
Ne kadınlara kota getirilmiş,
Ne sendikalara bir hak getirilmiş,
Ne işçilerin insanca yaşam hakları güvenceye alınmış,
Akp anayasası, bunların hiç birine yer vermiş mi? Hayır
Bunların hiç biri yok.
10) Bunların yerine akp anayasasında ne var?
Sadece “göz boyamacılık” var. “hak getiriyoruz” görüntüsü altında “hiç bir hak, özgürlük, yenilik” getirmemek var.
Bir tek “akp iktidarının yargıya tek başına egemen olması” var. Anayasa mahkemesi üyelerinin tamamını iki kişinin seçmesi var. Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan ‘ın tüm anayasa mahkemesi üyelerini seçmesi var.
İleride kendilerini yüce divan olarak yargılayacak mahkemenin tüm üyelerini kendilerinin seçmesi var.
Böylece yüce divan’dan kaçma yolu var.
11) Akp kadınlara pozitif ayırımcılık getirdiğini iddia ediyor
Kesinlikle doğru değil.
Sadece “bu maksatla alınacak tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz” diye bir ibare ekleniyor. Bu ne anlama geliyor?
Hangi tedbirler? İleride alınacak tedbirler. Pekiyi süresi ne “bu tedbirlerin”? Yani ne zaman alınacak bu tedbirler?
Belli değil, “alınacak” demiş ya. Pekiyi hazır anayasa değiştiriliyor, neden şimdi, hemen değil de , “ileride alınacak tedbirler”
Böyle bir pozitif ayırımcılık olur mu? Örneğin kadınlar bu düzenlemeden sonra tbmm’de ne kadar oranda temsil edilecek? Pekiyi ya diğer örgütlerde?
Böyle bir oran yok. Çünkü “gerçek bir pozitif ayırımcılıktan” söz eden yok.
Oysa kadınlar “kota uygulaması” istiyorlar. “ileride alınması düşünülecek tedbirler” değil.
12) Akp “memurlara toplu sözleşme hakkı” getirdiğini söylüyor
Kesinlikle doğru değil.
Eski düzenlemede yer alan “toplu görüşmenin” adı toplu sözleşme yapılmış o kadar.
Pekiyi “toplu sözleşme yapılması sırasında” memurlar idare ile uzlaşırlarsa iş tamam, ama ya uzlaşmazlarsa?
Akp anayasası şöyle diyor; “uyuşmazlık çıkması halinde taraflar kamu görevlileri hakem kuruluna başvurabilir”. Nasıl bir kurul bu? Bürokratlardan oluşan bir kurul. Yani memurlar idare ile anlaşamazlarsa, idare’nin kurduğu “hakem kurulu” karar veriyor.
Pekiyi nasıl bir sözleşme bu? Sonucu yine idare’ye bağlı.
Acaba “kamu görevlileri hakem kurulu’nun” kararlarını beğenmezlerse, memurların yargıya gitme hakları var mı? Hayır.
Akp anayasası onu da engellemiş; “kurulun kararları kesindir” diyor.
Yani tam bir “YALAN” . Ortada ne toplu sözleşme var. Ne uzlaşma olmazsa grev hakkı var. Ne uzlaşma var. Ne de yargıya gidebilme hakkı var.
Akp anayasasında bunun adı “toplu sözleşme” oluyor.
13) Akp “çocukları cinsel istismardan koruduğunu” söylüyor
Anayasa aynen şöyle bir düzenleme getirmiş. “devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır”.
Pekiyi bu düzenleme olmazsa, “devlet çocukları istismara ve şiddete karşı” koruyamayacak mı? Engel mi var?
Anayasada zaten 41. Maddede “çocukları korur” diye bir düzenleme yok mu? Bunun yeni getirilenden farkı ne?
Hayır hiç bir farkı yok . Amaç zaten “yeni bir hak getiriyormuş” gibi yapmak. Ve göz boyamak. Esas amacı saklamak. Yani akp temsilcilerinin söyledikleri gibi “hapı hazırlamak” .
Öyle bir hazırlamak ki, hapı kolayca yutabilelim.
14) Akp “kamu denetçiliğini” getirdiğini söylüyor
Akp anayasası şöyle diyor; “kamu denetçiliği kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler”.
Bu kadar. Tabii bir de “iktidar partisi çoğunluğunun tek başına seçeceği” getirilmiş.
Pekiyi kurumun yetkileri, görevleri? Bunların hiçbiri anayasada yok.
Örneğin ne zaman başvurulur? Kararları yargı ile çatışabilir mi? Çatışırsa ne olur?
Şikayetleri inceler incelemesine de, sonra ne yapabilir?
Pekiyi akp iktidarı neden bunları düzenlememiş? Acaba unutmuş mu? Oysa dünyadaki örneklerinde de, en çok sıkıntı yaratacak konular bunlar. Ve anayasa’da bunlara çözüm getirilmesi gerekir. Acaba akp iktidarı, tüm bu konuları ve dünyadaki örnekleri ve uygulamaları bilmiyor olabilir mi?
Bu denli “yetersiz bir düzenlemeyi” sakın bilerek, isteyerek getirmiş olmasın? Yani diğer maddeler gibi, sadece “dostlar alışverişte görsün” düşüncesi ile getirilmiş olmasın?
Yani esas amaç “yeni bir hak getiriyormuş” gibi yapmak ve göz boyamak olmasın. Yani akp temsilcilerinin söyledikleri gibi “hapı hazırlamak” olmasın.
15) Akp anayasası, “ekonomik ve sosyal konsey” getirdiğini söylüyor
Akp anayasası şöyle diyor; “hükümete istişari nitelikte görüş bildirmek üzere ekonomik ve sosyal konsey kurulur”.
Şimdi burada “yeni bir kurum mu” kurulmuş ? Kesinlikle hayır .
Ekonomik sosyal konsey zaten var. Bakan istediği zaman toplanıyor, istemediği zaman toplanmıyor. Ve bu konuda hiçbir yetkisi yok.
Pekiyi akp anayasasında bu değişiyor mu? O da hayır .
Görüş bildirmekten öte bir görev ya da yetki verilmiş mi? Ona da hayır
Pekiyi akp iktidarı neden bunları düzenlememiş? Acaba unutmuş mu? Acaba akp iktidarı, tüm bu konuları ve dünyadaki örnekleri ve uygulamaları bilmiyor olabilir mi?
Bu denli “yetersiz bir düzenlemeyi” anayasaya koymuş olmanın bir artısı var mı? Kesinlikle hayır.
O halde sakın bilerek, isteyerek yapmış olmasın? Yani diğer maddeler gibi, sadece “dostlar alışverişte görsün” düşüncesi ile getirilmiş olmasın?
Yani esas amaç “yeni bir düzenleme getiriyormuş” gibi yapmak ve göz boyamak olmasın. Yani akp temsilcilerinin söyledikleri gibi “hapı hazırlamak” olmasın.
16) Akp anayasası, temel sorunlara çözüm getiriyor mu?
Kesinlikle hayır.
21. Yüzyılda türkiye’ye kılavuzluk edecek çağdaş bir anayasa metninin, ilk olarak, çağdaş nitelendirmesini hak eden, demokratik hukuk devletlerinin yer vermesi gereken kurum, kural ve güvencelere yer vermesi gereklidir.
Ancak bu yeterli değildir. Ayrıca ülkenin kendi koşullarından, kendi toplumsal ihtiyaçlarından doğan kurum ve kurallara da yer vermesi zorunludur.
Oysa akp anayasası bunlara yer veriyor mu? Hayır .
Kesinlikle bunların hiçbirine yer vermiyor.
17) Örneğin akp anayasası askeri yargıtay’ı kaldırmıyor
Akp anayasasının, çağdaş, demokratik ülkelerin uygulamalarına göre hazırlandığını iddia ediyorlar. Ama örneğin askeri yargıtay kaldırılmıyor, askeri mahkemelerin kararlarının askeri yargıtay yerine yargıtay”ın özel bir dairesine gitmesi sağlanmamış.
Pekiyi neden dersiniz ? Sorun “bilgisizlik mi” acaba, yoksa başka bir şey mi?
18) Örneğin akp anayasası, hsyk kararlarını denetime açmıyor
Kesinlikle açmıyor.
Oysa hakimler ve savcılar yüksek kurulu’nun kararlarının denetime açılması, tüm hukukçular tarafından istenen bir düzenleme idi. Bugüne kadar, hem hukukçular, hem bizzat yargı mensupları tarafından, hep dile getirildi.
Oysa akp anayasasında, bu yok. Sadece “ihraç kararları” yargı denetimine bağlanmış, diğer tüm atama, terfi, yer değiştirme, soruşturma izni, soruşturma gibi kararlar, yargı denetimi dışında kalmış.
Acaba basit bir unutkanlık mı ? Yoksa bilgisizlik mi? Yoksa başka bir nedeni var mı?
Bu denli “yetersiz bir düzenleme” sakın bilerek, isteyerek getirilmiş olmasın?
Adalet bakanının, yani yürütmenin yargı üzerindeki baskısını devam ettirmek için unutulmuş(!) Olmasın
19) Akp anayasası, yüksek öğretim kurumunu neden düzenlememiş?
Bugüne kadar akp temsilcileri her zaman “yükseköğretim kurumundan” şikayetçi idiler. Her zaman “yök” ün kaldırılmasını, çağdaş demokrasilerde böyle işleyen bir kurumun olmadığını söylüyorlardı.
Oysa yeni anayasa düzenlemesinde hiç bir şey yok. Acaba basit bir unutkanlık mı?
Yoksa “nasıl olsa artık ele geçirdik” mantığının bir uzantısı mı?
20) Akp anayasası, cumhurbaşkanının işlemleri konusunu da unutmuş
Akp iktidarı, 2007 yılına kadar “cumhurbaşkanının yetkilerinin fazlalığından” şikayet ediyordu.
Ancak anayasa değişikliğinde, bu konuyu tamamen unutmuş görünüyor. Hatta cumhurbaşkanının yetkilerini çok daha arttırmış.
Nasıl mı arttırmış? Anayasa mahkemesine “kendi başına” seçtiği üyelerin sayısını çoğaltmış. Eskiden 11 üyeden 4 tanesini (3 üye doğrudan + 1 üye yök’ten) atarken, şimdi bu üyelerin sayısı yedi (7) ye çıkartılmış.
Hani cumhurbaşkanının yetkileri çok fazla idi? Hani bu yetkileri ile bir “vesayet kurumu” olurdu?
Acaba yine “nasıl olsa artık ele geçirdik” mantığının bir uzantısı mı?
21) Akp anayasasında “kürt kökenli vatandaşlarımız” unutulmuş
Açılım yaptık dediler, ilk önce kendi yandaşları ile toplantılar düzenlediler.
Sonra “kürt açılımı”ndan vazgeçip “birlik, beraberlik açılımı” dediler.
İçeriğini sorduk, hiç söylemediler,
“Habur’da göreceksiniz açılımı” dediler. Ve “habur”da açılımı başlattılar. Yargıçlara baskı yapıp “sahra mahkemeleri” kurdular.
Başbakan “habur’da çok güzel şeyler oluyor” dedi.
Bu açılım olmazsa “demokrasi yoktur” dediler. “açılıma destek vermezseniz iki cihanda lekelisiniz” dediler.
Ve yaptıkları anayasa değişikliğinde kürt vatandaşlarımızla ilgili tek cümle bile koymadılar. Onları unuttular.
Pekiyi bu nasıl demokratik ve çağdaş bir anayasa ?
22) Akp anayasasında, “alevi yurttaşlarımız” da unutulmuş
Sayısız açılım yaptılar, toplantılar düzenlediler. Alevilerin taleplerine karşılık vereceklerini söylediler.
Ama unutmuşlar. Anayasa değişikliğinde “alevilerle” ilgili tek satır yok. Bir tek hak yok. Ne “zorunlu din dersi” , ne de başka bir hak. Acaba unuttular mı dersiniz?
Yoksa bu nasıl çağdaş ve demokratik bir anayasa?
Şimdi bir kez daha düşünelim.
Yukarıda söylediklerimiz doğru değil ise,
Eleştirilerimiz haklı değil ise,
Unutulanların gerçekten unutulduğunu düşünüyorsanız, anayasa’ya “evet” verin,
Ama söylediklerimiz doğru ise, anayasaya “HAYIR” verelim.
| |
|
| | |
|
| | ÖZGÜR KIRICI | 30.07.2010 21:52:54 | |
| | Öncelıkle yazına ve sana saygılarımla...Türkiye'de Bir referandum süreci basladı.Tum sıyasetcıler bırbırıne gıt gıde daha da rekabetli bi diyalog kuruluyor.Şarkılar yazılıyor,sözler söleniyor aksine şiirler yazılıyor.TABİKİ EVETÇİLER-HAYIRCILAR DIYE DİZİLDİĞİNDE evetçiler OYU COK CIKACAGINDAN EMINIM AMA OYUM ASLA VE ASLA EVET DEĞİLDİR.YAZINIZDA SUNU DIKKAT CEKTIM HAYIRCILAR NEDEN DUSUNSUNLER SAYIN SERVAN BEY OZAMAN DEMOKRASI DİYE BIRSEY YOKMU INSAN KENDI KENDINI YÖNETEMEZMİ SİZE SÖYLÜYORUM...BENCE HIC DUSUNMESINLER VE ISTEDIKLERINI VERSINLER... | |
|
| | |
|
| | Babür Karbey Vina | 30.07.2010 14:55:03 | |
| | Facebook'ta yazdığım şey, burada da yineliyorum:karşıdevrim,karşıdevrimle hesaplaşamaz.
Yazında,inceden inceden hakaret etmişsin (hazneleri kıstlı vs).
Yani 12 Eylül'ün yarattığı bir siyasetçi olan Özal'ın geleneğinin devamı olduğunu söyleyen bir siyasi parti,12 Eylül'le hesaplaşacak?Sence bu mümkün mü?
Anayasa YÖK'ü kaldırsa,dokunulmazlıkları kaldırmaktan da geçtim,kürsü dokunulmazlığıyla sınırlandırsa,12 Eylül'ün getirdiği baskıcı maddeleri kaldırsa (zorunlu din dersi vs) bir şeyler yapılmak isteniyor diyeceğim.Ama yok.
| |
|
| | |
|
| | serkan | 29.07.2010 15:04:44 | |
| | servancığım seninde başlıkta belirttiğin gibi hayırcıların biraz düşünmeleri lazım darbe anayasasıylamı yaşamalıyız yoksa milletin seçtiği anayasaylamı ben burda ikinci tercihi seçi yorum.teşekkürler.... | |
|
| | |
|
| | murat demirci | 29.07.2010 13:54:27 | |
| | düsüncelerine katiliyorum .siyasetle pek ilgilenmemem ramen yazini begendim. Basalarini devamini dilerim | |
|
| | |
|
| | ismail dövenci | 29.07.2010 11:39:46 | |
| | SERVAN BEY! BAZI ARKADAŞLARINIZA SORARMISINIZ Kİ; ACABA YAYINLADIKLARI YORUMLARI NEDEN SONRA SİLDİRİYORLAR? BİRİLERİNE MI DOKANIYOR ACABA? VEYA VERECEK CEVAPLARI MI YOK ? EE KES KOPYALA YAPIŞTIR YÖNTEMIYLE YAZI YAZARLARSA CEVAP VEREMEZLER TABİATIYLA.. | |
|
| | |
|
| | erdinç bewrber | 28.07.2010 21:13:09 | |
| | hay ağzınız bal yesin servan bey.. aynen dediğiniz gibi.. türkıyede bir zümre var ne yi savunacağını bilemez halde.. aynı görüştekıler AB konusunda da aynıdır.. mesela AB karşıtı görünmek istemezler , derler kı AB bizi almayacak. Epekı siz de alınmamızı istemıyorsunuz ya? demekkı AB bizi almamakla iyilik yapmak mı istıyor acaba? Öyle ya sömürmek varken neden almasınlarkı? | |
|
| | |
|
|