..AKSA'CILARIN YENİ OYUNU..YALOVSPOR YÖNETİMİNİ DAĞITMAK İSTEYEN AKSA FABRİKASI, KULÜBÜN ESKİ BAŞKANLARINA TOPLANTI DÜZENLETTİRDİ.. ÇİRKİN OYUNA TEPKİLER ARTIYOR..        ..AKP SP İL BAŞKANLARI PAZARTESİ GÜNÜ ORTAK BASIN TOPLANTISI DÜZENLEYECEK...       

Alternative content

Get Adobe Flash player


Uğur KOCA/YAZAN ADAM
Email : puyaheval@windowslive.com
Telefon : 02268121175

AYKIRI BERABERLİKLER

AYKIRI BERABERLİKLER…

       Bir zamanlar bir derviş demişti ki; ‘Aynı çatı altında, büyük ana kimlik altında, alt kimliklerimizi koruyarak birlik ve beraberlik içinde yaşayamaz mıyız?’ Zamanın efendileri parlamışlardı önce; ‘Aman bre derviş efendi ne dersin sen? Bırak şimdi hayâsız ve edepsizce konuşmayı da, sen sadece akıl dolu sözler et! Saf ve edepli halkımıza.’ Kafasını ellerinin arasına aldı, hiçbir şey demeden huzurdan çıkmıştı…

Kararan gökyüzü değil efendiler…

Bakın sağınıza solunuza…

Heç bişeyden haberiniz yokmuş gibi davranmayın…

O göğü karartanda sizlersiniz…

Aydınlatacak olanda sizlersiniz…

Şimdi çekilmişsiniz göğün efendisinin yanına…

Satranç oynarsınız benim halkım ile…

Ahhhh… Ah efendiler…

Halka ne ettiğinizin farkında değilsiniz…

       Derviş, efendilerden izin aldıktan sonra kararını vermişti, gidecekti o uzak yerlere. Görecekti oraların halini, sonra da yıllar da geçse gelip efendilerine görüşlerini bildirecekti. Halk ile uyuyup, halk ile uyanmaya alışık değildi derviş te! Halka karıştıkça şunu anlıyordu. Herkes, herkese benziyordu ki. Herkes açtı. Herkes yorgundu. Herkes hem çalışkan hem de tembeldi. Önce üzümü bol olan topraklara gitti, susayınca, insanlar ona su ya da şarap verdi. Acıkınca da insanlar ona önlerinde pişen ne varsa onu ikram ettiler. Sonra acısı bol olan topraklara gitti, şalgam içti. Acıktı o zaman da, acılı bulgur aşı yedi. Gezdikçe topraktan toprağa şunu görüyordu. Yürüyüşe başladığı efendilerinin bulunduğu saray ile buralardaki toprakların efendileri aynı konuşuyordu. Aynı zenginlik içinde efendilik taslıyorlardı çok sevdikleri halka! Gezdiği topraklardaki gerçek halk, açtı ama karnı tokmuş gibi davranıyordu. Ama asla o aç, halk giyiminden ve sahip oldukları öküzlerinden taviz vermiyorlardı. Herkesin tarlası yoktu ekmeye, biçmeye ama evinin önünde öküzü vardı! Öküzü çalışmaya götüremezlerdi elbet ama akşamları gezdirmeye çıkarıyorlardı. Ama inanın gezdiği topraklarda hiç dervişe rastlamadı. Konuşamıyordu hiç kimse ile. Zaten halk ta pek konuşmak istemiyor, bağırıp çağırmayı, yemeyi, içmeyi, bağda bahçede çengi oynatmayı seviyordu. Ara sıra konuşmaya çalışıyordu onlarla ama ne mümkün, halk halinden memnundu!

       Şimdi yenice anlamaya başlıyordu efendilerini. ‘Nene gerek senin derviş efendi, bizim halkımız halinden memnun, var git işine sen’ dememişler miydi? Ama derviş öyle kolay pes edecek bir adam değildi. Bir gün yine balığın bol olduğu topraklara gelmişti. Pazar vardı o gün yerleşkede. Pazar meydanında da halk toplanmış, ikiye ayrılmış bir birine bağırıyordu. Arada kadının yolladığı kuvvet güçleri vardı. Kolluk gücü sakinleştiriyordu etrafı ama tam o anda iki halkın arasında efendilerin adamları vardı. Sanki halktan gibilermişçesine birbirlerine yumruk yumruğa giriyorlardı. Tabi ki zaten zıvanadan çıkan halk ateşi görünce hemen odun atıyorlardı yanan ateşe. O anda etraf mahşer yerine dönüyordu. Halk eline ne geçirirse birbirine vuruyordu.

       Şimdi Derviş anlamaya başlıyordu efendilerinin ne demek istediğini. Denge, dengesizlikle sağlanıyordu. Yerleşkenin kolluk güçleri sonunda kargaşaya son verebilmişlerdi. Derviş Pazar yerinden uzaklaştı, kahveye selam vererek girip oturdu. Aman o da ne! Biraz önce yumruklaşan halk orada idi ve beraber çay kahve içiyordu. Sanki biraz önce meydanda birbirini parçalayan onlar değildi! Şöyle düşündü; sanırım aykırı beraberlik bu olsa gerekti. Meydanlarda aykırılık, özelde beraberlik!

       Kim, kime kızar ki nedeni yokken…

       Kim, kimin toprağından parça ister, bütün ayrılamazken…

       Kim, kimin için birbirinin gırtlağına sarılır, nedeni zorlarcasına…

       Kim, kim ile asırlardır yaşarken sorun yoktu da, şimdi neden sorun çok?

       Efendiler aklınızı başınıza alın, dervişler çoğalırsa ülkemde…

       İnanın ortalığı ısıtmak için ateşe odun atanlar, bir gün odun bulamazsa, belki efendilerini atarlar ateşe…

       Beraberlikler aykırı olamaz efendiler…

       Aynı kocaman çatı altında özümüzü koruyarak biz yaşayabiliriz…

       Ama efendiler, inanın bizi bize bırakırsanız olmayacağını bilsek de…

       Biz aykırı beraberliği de razıyız…

       Yeter ki, dirliğimizi ve birliğimizi bozan ateşe odun atanlar olmasın…




  TURGAY SEYREK02.08.2010 00:03:48 
 Size sorsalar; vücudunuzdan bir parçanızı verecek olsanız hangi parçanızı verirsiniz. Eminim herkes düşünmeye başlar. Sonuç olarak saçımızın telinden ayağımızın tırnağına kadar hiçbir parçaya kıyamazsınız. Biz saçımızın ve tırnağımızın tek birine kıyamazken, güzelim ülkemizden bir parça ya da tek bir taş parçasını isteyenlere ve onlara ülkemizi peşkeş çekenlere üstadımız Aşık Mahzuni Şerif'in dediği gibi; Yuh yuh soyanlara Soyup kaçıp doyanlara Memlekete kıyanlara yuh Yuh yuh soyanlara insana kıyanlara Yuh uyuyanlara yuh yuh Kaleminin ve kalbinin kuvveti hiç bitmesin  
  mihnet30.07.2010 11:54:26 
 türkiyeyi bölünce ne olur rahata kavuşacaklaırmı 
  ebru 29.07.2010 11:23:21 
 cok guzel cok begendm yazılarınızı beklıorzzz 
  TEK TÜRKİYE29.07.2010 10:51:01 
 bu ülkeyi bölmek kimsenin haddine kalmaz bu ülkeyi parçalamak kimsenin gücünün yetmeyeceğim bir şeydir. ölürüz bu vatan uğruna ve daha öcne ölen atalarımızın şimdi kemikleri sızlıyor. adam tutmuş diyarbakırdan bugün dörtyola gideceğiz diyor. ya kardeşim neyin peşindesiniz neyin beğenmiyormusun kardeşim çek git seni düşmanım belleyim ülkemin dışına hem beğenmezsin hem yıkarsın hem mecliste benim paramı yersin hem banakurşun sıkarsınız ya siz ne biiçm bir adamlarsınız  
  mustafa29.07.2010 10:45:54 
 sayın hocam çok güzel anlatmışsınız ama ana kimlik altında özümüzü koruyarak özü bozmadan yaşamayı becerebilirmiyiz acaba sanmam böz asırlardır bir arada yaşamayı becerdik de ne oldu son yıllarda bize de neyi paylaşamadık anlamıyorum umarım bu yazdıklarınızı bir çok insan okur da onlarda kafalarını ellerinin arasına alır düşünür başka TÜRKİYE yok 
  tuna29.07.2010 10:24:51 
 senin yazdıklarına kurban olayım babam. ne güzel anlatırsın ama o efendiler kendilerinde mi acaba 


  Yalova Çizgi Gazetesi Tüm hakları saklıdır...