M. Birol ÖZSÜMER
RAKAMLARA DANS ETTİRMEK 
9 Ekim 2018 Salı 00:35:31

RAKAMLARA DANS ETTİRMEK 

Rak amlarla nasıl oynandığına dair ilk tanıklığım ortaokul yıllarında idi. Karne zamanı bazı  öğrenciler  ailelerinin  tepkisinden çekinerek karnelerindeki zayıf notları çamaşır suyu ile silerek yerine daha yüksek not yazmak şeklinde bir çözüm bulmuşlardı. Tabi ilk dönem tatili bitip karneler okula teslim edilince bu değişiklik fark edilene kadar  süren  geçici  bir kurnazlıktı. 

Günümüzde TUİK ( Türkiye İstatistik Kurumu) sosyal ve ekonomik konularda birçok rakam açıklıyor.GSMH, İşsizlik Oranı,Büyüme Oranı,TÜFE, ÜFE, Enflasyon oranları  vs ..  Fakat son yıllarda TUİK verilerine olan güvenin azaldığına dair dış ve iç basında hatta kamuoyunda bir kanı oluştu. 

Üniversitedeki İstatistik dersi hocamız bize İstatistiğin rakamlara istediğin gibi yalan söylettirebilme sanatı olduğunu söylerdi.Çok haksız değilmiş .. 

TUİK yapılan bu eleştirilere ölçme  metodlarında  yapılan güncelleme ile ilgili olduğu şeklinde bir açıklama  getiriyor ama bu açıklamalar  ne   kamuoyu ve  ne de  uzmanlar tarafından pek tatmin edici  gözükmüyor.Herkesin  merak ettiği soru şu   “ Niçin TUİK Bu kadar sık  metod  değiştiriyor?”  

Çarşı  Pazar  fiyatları  ve ödenen faturalara bakıldığında bir dengesizlik olduğu çok açık. Son açıklanan enflasyon oranları da bu şüphelere  hak verir durumda.İşsizlik ve büyüme oranları ona keza . . 

Verilerle oynamak, rakamlara dans ettirmek Yunanistan’ a çok pahalıya mal oldu. Çünkü ne kadar saklarsanız da gerçeklerin bir gün ansızın ortaya çıkmak gibi sevimsiz bir huyu var. 

TUİK gibi resmi bir kurum olan Merkez Bankası her yılbaşında hedef enflasyon oranını açıklıyor ama ben bugüne kadar tuttuğuna şahit olmadım. 

Ülkenin Sayıştay diye güvenilir bir kurumunun kolu kanadı kırılmış. Raporları Meclis denetimine açılmıyor. Adeta diskalifiye edilmiş. 

Neticede siz kurumlarınızla bu kadar oynar ve güvenilirliğini sorgular hale getirirseniz  iletişimin bu kadar  yoğun olduğu bu zamanda  söz  konusu   kurumlara   güvensizlik   dış ekonomik çevrelere de yansıyor. 

Ekonomik durum herkesin malûmu, ne kadar örtülmeye çalışılsa da bir kriz ortamının varlığı su götürmez bir gerçek. Dış kaynak ihtiyacı had  safhada.Fakat  borç verecek olan yatırımcı kuruluşlar güvenilir bir kurumun kefilliğini talep ediyorlar, IMF günah keçisi haline getirilmiş, iktidarın nedense bu kuruma ideolojik bir takıntısı var.  

Peki  neden IMF’yi sevmiyoruz? Çünkü şartlı borç veriyor. Doğru, ama bu şartlar öyle mantıksız şeyler değil. Fakat her gittiği yerde halk ve hü kümetler IMF’yi linç etmek  istiyor.  Çünkü IMF bir yere gittiğinde harcamalara karış ıyor . Hiç bir hükümet de  cebine  ka rışılmasından  hoşlanmıyor . 

 

Sonuçta bu kefaleti verecek ve rakamları dans etikleri yerden yerlerine oturmalarını sağlayacak bir kurum olarak  yabancı bir danışmanlık şirketi bulunuyor. 

Tabi ki yandaş kalemler ve liderler bu kurumu allayıp pullayarak propagandaya tam başlamışken bazı kalemlerin  “ bu anlaşmayı yapanların cehenneme kadar yolu var”  diye çok sert çıkışları, muhalefetin  “ülkenin sırlarını yabancılara açıyorlar”  şeklinde eleştirileri ve anketlerdeki olumsuz durum   Reis’i  vazgeçmeye zorluyor. 

Türkiye bugüne kadar değişik nedenlerden dolayı birçok ekonomik kriz yaşadı, bazı bedeller ödemek sureti ile bunları atlatmış krizlere aşina bir ekonomik tecrübeye sahip. 

Asıl tehlikeli olan alelacele, tartışılmadan , kurumları  oluşturulmadan   gidilen  bir yönetim değişikliği  sonucunda ne yazık ki bugün yaşadığımız yönetim krizi. 

Ve  bu  yönetim  krizini danışmanlık şirketleri ile aşmak mümkün değil. 

 

  

 

 

İletişim Bilgilerimiz

Cumhuriyet Caddesi Rüstempaşa Mahallesi Huzur Sokak Saka İşhanı Kat1 YALOVA

0226 812 11 75 - 0532 467 81 00

[email protected]

İletişim

Hakkımızda

Künye

Sizin İçin

REKLAM SERVİSİ

yalovacizgi.com Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı