Kubilay ÖZER
TIMARHANEDE BİR GÜN DAHA..
20 Eylül 2021 Pazartesi 01:16:29

Her geçen gün ekonomik olarak büyüyen ve Avrupa’nın birçok ülkesinin bizi takip ettiği bu zamanlarda tatminsiz ve de her şeyden şikâyet eden kesim gerçekten herkesi yoruyor. Geçmişten bu zamana kadar ki süreçte asgari maaşa yapılan zam oranları en yüksek noktada kendini gösterirken, üniversite öğrencilerine verilen kredi de çok ama çok büyük oranda artış gösterdi. 2820.00TL kazanan birey, iş yerinde kâğıt üzerinde sekiz saat çalışırken, işsizlik korkusu ve hukukun üstünlüğüne olan inancından dolayı gerçekte on iki saat çalışarak evine dönüyor. Üç kişilik çekirdek bir aile, aybaşında aldığı maaşının en kötü evde kaldığını düşünürsek 1000.00TL sini kiraya.  Ortalama 200.00TL sini doğal gaza.  100.00TL sini elektriğe. 20.00TL sini su faturasına. 600.00TL sini aylık mutfak masrafına (et yok bu arada, vejetaryenlik revaçta). 100.00TL sini telefon faturasına ödüyor, geriye kalan 800.00TL sinde kişi işe gidip gelmek için (malum işverenlerin çoğu işçilerinin sağlığını düşündüğünden servis koymuyor), çocuğunun okula gidip gelmesi için, evine günlük ekmek götürmek için kullanıyor. Hastalanmak, kıyafet almak ise yasak olunca gül gibi geçinip gidiyor. Hesap ortadayken yapılan isyanları anlamak mümkün olmuyor.

Ailenin gururu olan çocukları üniversiteyi kazandığında ise, büyüyen ekonomimize uygun olarak özel yurt fiyatları ve ev kiraları da peşinden geliyor. Altı ya da sekiz kişilik odalarda kalmanın bedeli 1000.00TL ile 1500.00TL arasında değişirken, çocuğunuzun okula gidip gelmesi, kırtasiye masrafları gibi durumları da hesaba katınca en düşük hesaplama ile 1500.00TL gerekiyor. Ölmez ama yaşar bir limit olarak duruyor. Önceki hesabımızdan geriye kalan rakam en iyi ihtimal 500.00TL olsa, öğrencimiz 650.00TL kredi alsa ki bunu iş bulabilirse sonra geri ödeyecek, 1150.00TL oluyor. Masraf 1500.00TL, kalan eksi üç yüz elli Türk lirası olarak çıkıyor. Kısacası bu aile eşe dosta, patrona minnet ederek yaşarsa, psikolojisini düşünmezse, kendisini asla yenilemezse çocuğunu nefes alabileceği şekilde okutabiliyor. Ne diyeyim biraz şükretmeyi bilmek lazım. Netice de eskiden böyle imkânlar yoktu. Devlet yurtlarında kalınmıyordu. Hepsi berbat haldeydi. Şimdi ise Türkiye geneli öğrenci sayısına oranla devlet öğrenci yurtlarımız kâğıt üzerinde yeterli gözüküyor. Ya bu millet çok yalan söylüyor ya da bu yurtları kimse bulamıyor. Bu ülkenin yapmış olduğu sınavda başarılı olduğunda bunun cefasını da karşılaman gerektiğini söyleyerek, gençlerimiz sorumluluk duygusu kazanıyor. Böyle bir sağlam hizmetin olduğu yerde isyan etmek kimseye yakışmıyor. Devlet yurdu çıkmadığında, özel yurt da bulamadığında evlere yönelen öğrencilerimi muazzam fiyatlarla ev kiraları karşılıyor. Yurttan daha pahalıya gelen ev kiralarının arasına başka mecburi harcamalar da eklenince, ev sahibi olanların mutlulukları her geçen gün artarken, gençlerimize verdikleri seçimlik özveri bizleri çok mutlu ediyor.

Büyüyen Türkiye’nin önüne kimse geçemeyecek bunu herkesin bilmesini istiyorum.

Gençlerimiz ve ailelerimiz ne mi yapacak. Çok basit; evine asla et almayacak, yeni elbise almayacak, dışarıda bir çay içeyim yemek yiyeyim gibi fantezilere girerek müsriflik yapmayacak. İşten eve evden işe gidecek, üç çocuk ilkesine uyacak. Şükredecek. Gençlerimiz de, gençlik ateşi ile çadırda kalmayı öğrenecek, memleketimin gökyüzü manzarası harika, gerekirse okuluna yürüyerek gidip gelecek, üniversite kitaplarını kütüphaneden alacak, Hocaların istediği özel kitapları almayacak, yapıcı ve mücadeleci ruhla hayatlarına devam edecek. Bu ülkeye hizmet aşkı ile yetişip, Avrupa’dan gelen teklifleri reddedecek. Yeni geliştirdikleri icatlarını bürokrasinin şefkatli kollarına emanet etmeyi bilecek. Bu ülkenin sosyal devlet ilkesi ile yönetildiğini bilecek. Görecekler ki işte o zaman muasır medeniyetler seviyesine ulaşacaklardır.

Yazıma son verirken Orhan Veli’nin sevdiğim şiiri ile veda ediyorum;

Bedava yaşıyoruz, bedava;
Hava bedava, bulut bedava;
Dere tepe bedava;
Yağmur çamur bedava;
Otomobillerin dışı,
Sinemaların kapısı,
Camekânlar bedava;
Peynir ekmek değil ama
Acı su bedava;
Kelle fiyatına hürriyet,
Esirlik bedava;
Bedava yaşıyoruz, bedava.

İletişim Bilgilerimiz

Cumhuriyet Caddesi Rüstempaşa Mahallesi Huzur Sokak Saka İşhanı Kat1 YALOVA

0226 812 11 75 - 0532 467 81 00

burhankazmali@hotmail.com

İletişim

Hakkımızda

Künye

Sizin İçin

REKLAM SERVİSİ

yalovacizgi.com Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı