Yalova’nın Sugören Köyü sınırları içerisinde yer alan ve doğal yapısıyla dikkat çeken Sugören Höyüktepe Mesire Alanı’nda başlayan yapılaşmalar, bölge halkını ve çevrecileri endişelendiriyor. Kocaeli Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 15 Eylül 2009 tarihinde SİT alanı olarak tescillenen bölgede, son yıllarda artan yapılaşmalar kamuoyunda ciddi soru işaretlerine neden oldu.


Yalova’nın Sugören Köyü sınırları içerisinde yer alan ve doğal yapısıyla dikkat çeken Sugören Höyüktepe Mesire Alanı’nda başlayan yapılaşmalar, bölge halkını ve çevrecileri endişelendiriyor. Kocaeli Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 15 Eylül 2009 tarihinde SİT alanı olarak tescillenen bölgede, son yıllarda artan yapılaşmalar kamuoyunda ciddi soru işaretlerine neden oldu.
Sugören Höyüktepe, Samanlı Dağları’nın eteklerinde, doğal ve arkeolojik özellikleriyle öne çıkan önemli bir alan olarak biliniyor. Alan, 16 Nisan 2009 tarihinde mesire alanı olarak törenle hizmete açılmış, aynı yıl Kocaeli Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun kararıyla resmen koruma altına alınarak tescillenmişti.
Tescil kararına rağmen, ilerleyen yıllarda bölgede başlayan yapılaşmalar, koruma statüsünün ihlal edildiği iddialarını beraberinde getirdi.

Höyüktepe’nin açılışının ardından bölgede kaçak yapılaşmaların başladığı, Sugören halkı ve çevreciler tarafından defalarca dile getirildi. Yapılan CİMER başvuruları ve savcılığa yapılan şikayetler sonrası bölgede tespit edilen 5 kaçak yapı yıkılmıştı.
Ancak yıkımlara rağmen yapılaşmanın durmadığı, aksine yıllar içinde artarak devam ettiği iddia ediliyor.
Kaçak yapılaşmaların önlenememesi üzerine 2020 yılında Yalova Platformu, SAM-DER ve Sugören halkı, Höyüktepe’de bir araya gelerek basın açıklaması yapmış, yetkililere açık çağrıda bulunmuştu. Açıklamada, tescilli SİT alanının korunması ve denetimlerin artırılması talep edilmişti.

Ancak yapılan başvuruların ve çağrıların sonuçsuz kaldığı öne sürülüyor.
Edinilen bilgilere göre, 142/5 parsel numaralı, tarla vasfındaki arazide kanunsuz yapılaşmaların devam ettiği belirtiliyor. Son dönemde bölgede gözle görülür şekilde artan yapılaşmaların, Höyüktepe’nin doğal yapısını ve tepe vasfını kısa sürede kaybetmesine yol açabileceği ifade ediliyor. Çevreciler, bu yapılaşmaların yalnızca doğayı değil, koruma altındaki kültürel mirası da tehdit ettiğini vurguluyor.
Höyüktepe’deki kaçak yapılaşmalar geçmiş yıllarda da yargı konusu olmuş, yapılan incelemelerde bazı yapıların sahte kayıt ve belgelerle inşa edilmeye başlandığı iddia edilmişti. Bunun üzerine Yalova Platformu, SAM-DER ve Sugören Köyü Muhtarlığı, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Ancak tüm bu süreçlere rağmen yapılaşmaların tamamen durdurulamadığı öne sürülüyor.

Bölgedeki gelişmeler sonrası Sugören halkı ve çevreciler, yetkililere şu soruları yöneltiyor:
Sugören Höyüktepe’de yaşandığı iddia edilen bu gelişmeler, doğa koruma, kültürel mirasın korunması ve hukukun üstünlüğü açısından büyük önem taşıyor. Bölge halkı, ilgili kurumların bir an önce denetimlerini artırmasını, kamuoyunu bilgilendirecek resmi bir açıklama yapılmasını ve tescilli SİT alanının korunmasını talep ediyor.
Höyüktepe’de yaşananların nasıl sonuçlanacağı ve yetkililerin atacağı adımlar, kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.
