Türkiye’nin temizlik kağıdı sektöründe öncü rol üstlenen ve yıllardır tüketicinin zihninde güçlü bir yer edinen Selpak, Solo, Silen ve Servis markalarını bünyesinde barındıran Sanipak Sağlıklı Yaşam Ürünleri A.Ş., 600 milyon dolarlık dev bir anlaşmayla el değiştiriyor. Eczacıbaşı Holding’in gerçekleştirdiği bu satış, hem Türkiye sanayisi hem de küresel kağıt sektörü açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.


Türkiye’nin temizlik kağıdı sektöründe öncü rol üstlenen ve yıllardır tüketicinin zihninde güçlü bir yer edinen Selpak, Solo, Silen ve Servis markalarını bünyesinde barındıran Sanipak Sağlıklı Yaşam Ürünleri A.Ş., 600 milyon dolarlık dev bir anlaşmayla el değiştiriyor. Eczacıbaşı Holding’in gerçekleştirdiği bu satış, hem Türkiye sanayisi hem de küresel kağıt sektörü açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
1970 yılında Karamürsel’de kurulan İpek Kağıt tesislerinde üretime başlayan Selpak, Türkiye’de temizlik kağıdı kullanımını yaygınlaştıran ilk markalardan biri oldu. O dönem için lüks sayılan kağıt mendil ve tuvalet kağıdı ürünleri, Selpak sayesinde kısa sürede günlük hayatın vazgeçilmezleri arasına girdi.
Karamürsel’in sanayi hafızasında özel bir yere sahip olan bu üretim tesisi, yalnızca bir fabrikanın ötesinde, Türkiye’de yeni bir tüketim alışkanlığının başlangıcı olarak kabul ediliyor. Bugün gelinen noktada ise bu yerel başarı hikâyesi, küresel bir yatırım hamlesine dönüşmüş durumda.

Eczacıbaşı Holding tarafından yapılan açıklamaya göre, Sanipak’ın tamamının Malezya merkezli Arch Peninsula Sdn Bhd’ye devri için anlaşma sağlandı. 20 Mart 2026 tarihinde Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirilen anlaşma, finansal büyüklüğüyle dikkat çekiyor.
Satışın öne çıkan başlıkları şu şekilde:
Uzmanlara göre bu satış, Türkiye’de son yıllarda gerçekleşen en büyük marka devirlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Malezya merkezli Arch Peninsula Sdn Bhd, dünya genelinde selüloz ve kağıt üretimi alanında önemli oyuncular arasında yer alıyor. Şirketin Sanipak’ı satın alması, Avrupa, Orta Doğu ve Türkiye pazarında daha güçlü bir konum elde etme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bu satın alma ile birlikte Arch Peninsula’nın üretim kapasitesini artırması ve bölgesel pazarlarda daha agresif bir büyüme stratejisi izlemesi bekleniyor.
Sanipak’ın el değiştirmesi, yalnızca bir şirket satışı olmanın ötesinde, Türkiye kağıt sektöründe yapısal bir değişimin habercisi olarak görülüyor. Sektör temsilcileri, bu gelişmenin yabancı yatırımcıların Türkiye pazarına olan ilgisini artırabileceğini belirtiyor. Özellikle Selpak gibi tüketiciyle duygusal bağ kurmuş markaların yabancı sermayeye geçmesi, hem ekonomik hem de sosyolojik açıdan dikkat çekici bir gelişme olarak yorumlanıyor.
Karamürsel’de temeli atılan bu markaların el değiştirmesi, bölge halkı açısından da ayrı bir anlam taşıyor. Yıllarca üretim, istihdam ve ekonomik katkı sağlayan tesislerin geleceği, yerel düzeyde yakından takip ediliyor. Uzmanlar, yeni yatırımcının üretim faaliyetlerini sürdürmesi halinde bölge ekonomisinin olumlu etkilenebileceğini ifade ederken, olası yeniden yapılanma süreçlerinin de dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Selpak ve Solo, Türkiye’de yalnızca birer ürün değil, aynı zamanda birer alışkanlık ve güven unsuru olarak öne çıkıyor. Bu nedenle markaların yeni sahiplik yapısı altında nasıl bir strateji izleyeceği merak konusu. Sektör analistleri, güçlü marka algısı sayesinde bu ürünlerin pazardaki lider konumunu koruyabileceğini, ancak fiyat politikaları ve üretim stratejisinin belirleyici olacağını ifade ediyor.
Ekonomistler, bu satışın Türkiye’ye doğrudan yabancı yatırım girişi açısından olumlu bir gelişme olduğunu belirtiyor. Ancak aynı zamanda, stratejik markaların yabancı yatırımcılara devrinin uzun vadeli etkilerinin dikkatle analiz edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Özellikle üretim, istihdam ve ihracat dengesi açısından bu tür satışların sonuçları önümüzdeki süreçte daha net ortaya çıkacak.
Karamürsel’de mütevazı bir başlangıçla doğan ve yıllar içinde Türkiye’nin en güçlü markalarından bazılarına dönüşen Selpak, Solo, Silen ve Servis’in el değiştirmesi, ekonomik olduğu kadar sembolik bir anlam da taşıyor. Bu satış, Türkiye sanayisinin küresel sistemle entegrasyonunun bir göstergesi olurken, aynı zamanda yerel değerlerin uluslararası sermaye ile buluştuğu yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Gözler şimdi, bu dev markaların yeni sahipleriyle nasıl bir yol haritası çizeceğinde…
