Yalova’da belediye tarafından gerçekleştirilen hizmet alım ihalesine ilişkin ortaya atılan çarpıcı iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Açık hava reklam ve dijital baskı işlerini kapsayan ihale sürecine dair usulsüzlük iddiaları, CİMER’e yapılan resmi başvuru ile gündeme taşındı. Şikâyet dilekçesinde yer alan bilgi ve belgeler, ihale sürecine yönelik ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi.


Yalova’da belediye tarafından gerçekleştirilen hizmet alım ihalesine ilişkin ortaya atılan çarpıcı iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Açık hava reklam ve dijital baskı işlerini kapsayan ihale sürecine dair usulsüzlük iddiaları, CİMER’e yapılan resmi başvuru ile gündeme taşındı. Şikâyet dilekçesinde yer alan bilgi ve belgeler, ihale sürecine yönelik ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Edinilen bilgilere göre Yalova Belediyesi, Şubat ayında Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP) üzerinden açık hava reklam ve dijital baskı materyalleri hizmet alımı için ihaleye çıktı. İhaleye İstanbul merkezli bir firmanın en uygun teklifi sunarak kazandığı öğrenildi. İhale şartnamesine göre yüklenici firmanın; üretim, baskı, montaj, demontaj ve bakım süreçlerinin tamamını kendi personel, araç ve ekipmanlarıyla yürütmesi gerekiyordu.
Ancak Mart ayı itibariyle işin başlaması gerekirken sahada farklı bir tablo ortaya çıktığı öne sürüldü. CİMER’e yapılan başvuruda, yüklenici firmanın yerine belediye personelinin çalıştığı iddia edildi. Fotoğraf ve görüntülerle desteklendiği belirtilen şikâyette, belediye çalışanlarının sahada doğrudan görev aldığı, işlerin belediyeye ait araç ve ekipmanlarla yürütüldüğü ifade edildi. Bu durumun ihale şartnamesine açıkça aykırı olduğu savunuldu.

Şikâyet dilekçesinde yer alan en dikkat çekici başlıklardan biri ise “kamu zararı” iddiası oldu. Başvuruda, yüklenici firmanın yerine belediyenin işi üstlenmesinin hizmet alımının amacını ortadan kaldırdığı belirtildi.
Bu durumun:
Başvuruda ayrıca sürecin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine aykırı olduğu vurgulandı. Özellikle yüklenici firmanın sorumluluğunda olan işlerin idare tarafından yapılmasının mevzuat açısından ciddi ihlal oluşturduğu ifade edildi. Şikâyette “idarenin işe fiilen müdahil olduğu” yönündeki ifadeler dikkat çekti.

Dilekçede yalnızca idari değil, cezai boyuta da işaret edildi. Yapılan işlemlerin Türk Ceza Kanunu 236. madde kapsamında değerlendirilebileceği öne sürülerek yetkili kurumlardan kapsamlı inceleme ve soruşturma başlatılması talep edildi.
İhale şartnamesinde yer alan maddeler ise iddiaları daha da kritik hale getiriyor. Şartnameye göre:
Bu maddelere rağmen sahada belediyenin aktif rol aldığı iddiası, “ihale şartlarına uyulmadı mı?” sorusunu gündeme getirdi.
Ortaya atılan iddialar sonrası gözler Yalova Belediyesi’nden yapılacak resmi açıklamaya çevrildi. Konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, kamuoyunun sürecin şeffaf şekilde aydınlatılmasını beklediği görülüyor.

Kamu ihale uzmanları, hizmet alımı ihalelerinde yüklenicinin sorumluluğunun devredilmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre bu tür uygulamalar, rekabet ilkesini zedeleyebileceği gibi kamu zararına da yol açabiliyor.
CİMER üzerinden yapılan başvurunun ardından ilgili kurumların inceleme başlatıp başlatmayacağı merak konusu olurken, olayın hem idari hem de hukuki boyutuyla detaylı şekilde araştırılması bekleniyor. Yalova Belediyesi’nin gerçekleştirdiği hizmet alım ihalesine ilişkin ortaya atılan bu ciddi iddialar, kamu ihalelerinde şeffaflık ve denetimin önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Sürecin nasıl sonuçlanacağı ve iddiaların doğruluğu yapılacak incelemelerle netlik kazanacak.
