Karamürsel’in simgelerinden olan geleneksel Karamürsel sepetini yaklaşık 50 yıldır üreten Mehmet Ali Koygun, ata ve dedelerinden kalan 150 yıllık mesleğin kendisinden sonra devam etmeme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Tarihi bir binayı restore ederek Karamürsel sepetlerinin sergileneceği sanat evine dönüştürmeye hazırlanan Koygun, gençlere seslenerek, “Yapay zekâ sepet öremez. Bu mesleklere sahip çıkmazsanız sizi yoğurt kovaları bekliyor.” dedi
Karamürsel’in simgelerinden olan geleneksel Karamürsel sepetini yaklaşık 50 yıldır üreten Mehmet Ali Koygun, ata ve dedelerinden kalan 150 yıllık mesleğin kendisinden sonra devam etmeme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Tarihi bir binayı restore ederek Karamürsel sepetlerinin sergileneceği sanat evine dönüştürmeye hazırlanan Koygun, gençlere seslenerek, “Yapay zekâ sepet öremez. Bu mesleklere sahip çıkmazsanız sizi yoğurt kovaları bekliyor.” dedi
Karamürsel’in adıyla özdeşleşen ve ilçenin kültürel hafızasının önemli parçalarından biri olan Karamürsel sepeti, yeni ustalar yetişmemesi nedeniyle kritik bir dönemden geçiyor. Karamürsel Sepetçisi’nin sahibi Mehmet Ali Koygun, yaklaşık yarım asırdır sürdürdüğü mesleğin ailesinde yaklaşık 150 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, bugün bu işi öğrenmek isteyen gençlerin neredeyse kalmadığını dile getirdi. Koygun’a göre asıl tehlike sepetlerin unutulması değil, onları geleneksel yöntemlerle yapabilecek ustaların ortadan kalkması.
TARİHİ BİNA KARAMÜRSEL SEPETİ SANAT EVİ OLACAK
Koygun, kültürel mirası yalnızca üretimle değil kalıcı bir mekânla da geleceğe taşımaya hazırlanıyor. Karamürsel’de restorasyonu devam eden tarihi binanın çalışmalar tamamlandıktan sonra Karamürsel sepetlerinin sergileneceği bir sanat evi olarak kullanılması planlanıyor. Geleneksel sepet örneklerinin, üretim araçlarının ve mesleğin geçmişine ilişkin izlerin burada korunması hedeflenirken, tarihi yapı böylece hem mimari kimliğini koruyacak hem de ilçenin kaybolmaya yüz tutan zanaatına ev sahipliği yapacak.
“BENDEN SONRA BU MESLEĞİ YAPAN YOK”
Yaklaşık 50 yıldır sepetçilik yapan Mehmet Ali Koygun’un en büyük kaygısı ise mesleğin gelecek kuşaklara aktarılamaması. Ata ve dedelerinden öğrendiği teknikleri yıllardır sürdüren Koygun, kendisinden sonra aynı yöntemlerle üretim yapabilecek bir ustanın bulunmadığını belirterek, “Benimle birlikte son kalan mesleklerden biri. Benden sonra yapan yok. Böyle giderse 150 yıllık meslek burada son bulacak” sözleriyle durumun geldiği noktayı anlattı. “YAPAY ZEKÂ SEPET ÖREMEZ”
Teknolojiyle büyüyen yeni neslin geleneksel el sanatlarına ilgisinin giderek azaldığını söyleyen Koygun, özellikle yapay zekâ üzerinden dikkat çeken bir mesaj verdi. “Yeni nesil yapay zekâdan medet umuyor ama yapay zekâ sepet öremez” diyen Koygun, el emeği gerektiren mesleklerin ancak usta-çırak ilişkisiyle yaşayabileceğine işaret etti. Koygun’un “Sizi yoğurt kovaları bekliyor” sözleri ise plastik ve seri üretim ürünlerin geleneksel sepetlerin yerini almasına yönelik çarpıcı bir eleştiri olarak öne çıktı. BİNA KURTULACAK, PEKİ SEPETİ ÖRECEK USTA KALACAK MI?
Karamürsel’de sürdürülen restorasyon çalışması tamamlandığında ilçenin kültür hayatına yeni bir sanat evi kazandırılmış olacak; ancak Mehmet Ali Koygun’un açıklamaları çok daha önemli bir soruyu gündeme taşıyor. Karamürsel sepetleri gelecek yıllarda sergilenmeye devam ederken onları örebilecek ustalar bulunabilecek mi? Yaklaşık 150 yıllık mesleğin geleceği artık yalnızca bir ustanın çabasına değil, genç kuşağın bu mirasa göstereceği ilgiye bağlı. Karamürsel’in küçük görünmesine rağmen bir dönemin yaşam kültürünü içine sığdıran ünlü sepeti, bugün yeni ustalarını bekliyor.
Kaynak: Kırmızı Kocaeli haber