Yalova sahil şeridinde son günlerde gözlemlenen sıra dışı deniz oluşumları, hem vatandaşlarda merak uyandırdı hem de uzmanları harekete geçirdi. İlk bakışta balonu andıran, zeytin yeşili renkte ve küre formundaki bu yapılar yapılan incelemeler sonucunda istilacı bir yosun türü olarak tanımlandı. Bilimsel adı Colpomenia peregrina olan ve halk arasında “istiridye hırsızı” olarak bilinen bu türün Yalova kıyılarında yayılım göstermeye başladığı tespit edildi.


Yalova sahil şeridinde son günlerde gözlemlenen sıra dışı deniz oluşumları, hem vatandaşlarda merak uyandırdı hem de uzmanları harekete geçirdi. İlk bakışta balonu andıran, zeytin yeşili renkte ve küre formundaki bu yapılar yapılan incelemeler sonucunda istilacı bir yosun türü olarak tanımlandı. Bilimsel adı Colpomenia peregrina olan ve halk arasında “istiridye hırsızı” olarak bilinen bu türün Yalova kıyılarında yayılım göstermeye başladığı tespit edildi.
Yalova sahili boyunca yürüyüş yapan vatandaşlar, deniz yüzeyinde ve kayalık alanlarda yoğun şekilde görülen torba benzeri yapılarla karşılaştı. Özellikle kıyıya vuran ve kümeler halinde biriken bu oluşumlar, bölge halkında endişe yarattı. Görünümü nedeniyle ilk etapta deniz kirliliği ya da plastik atık sanılan bu yapılar, aslında doğal ancak istilacı bir tür olan yosunlardan oluşuyor.
Ana vatanı Pasifik Okyanusu olan Colpomenia peregrina’nın, farklı deniz ekosistemlerine hızla uyum sağlayabilen istilacı bir tür olduğu biliniyor. Uzmanların yaptığı değerlendirmelere göre bu yosun, özellikle Marmara Denizi genelinde yayılımını artırmış durumda. Yapılan bilimsel çalışmalarda, Marmara Denizi’nde 25 farklı istasyonda bu türe rastlandığı ve bölgede yaygın popülasyon oluşturduğu rapor edildi.

Colpomenia peregrina’nın en dikkat çekici özelliği, deniz tabanındaki canlılara zarar verebilmesi. Uzmanlara göre bu yosun türü:
Bu özelliği nedeniyle “istiridye hırsızı” olarak adlandırılan tür, deniz ekosisteminde önemli bir tehdit olarak değerlendiriliyor.
Yalova kıyılarında son dönemde daha sık gözlemlenmeye başlayan bu yosun türünün, özellikle sıcaklık değişimleri ve deniz trafiği gibi faktörlerle yayılımını artırdığı düşünülüyor. Uzmanlar, gemi taşımacılığı ve balast suları aracılığıyla farklı denizlere taşınan bu türlerin, yerel ekosistem üzerinde baskı oluşturduğunu belirtiyor.


İstilacı türler, bulundukları ortamlarda yerel türlerle rekabete girerek doğal dengeyi bozabiliyor. Colpomenia peregrina’nın da:
Uzmanlar, kıyıya vuran bu yosunlara çıplak elle temas edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Her ne kadar doğrudan zehirli olmasa da, ekosistem açısından önemli bir tehdit oluşturduğu için bilinçsiz müdahaleden kaçınılması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca bu tür oluşumların ilgili kurumlara bildirilmesi, yayılımın izlenmesi açısından büyük önem taşıyor.
Bölgede gözlemlenen bu durumun ardından ilgili çevre ve tarım kurumlarının inceleme başlatması bekleniyor. Uzmanlar, erken tespit ve kontrol çalışmalarının, istilacı türlerin yayılımını sınırlamak açısından kritik olduğuna dikkat çekiyor.
Yalova sahilinde ortaya çıkan bu görüntüler, Marmara Denizi’ndeki ekolojik değişimlerin yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. İstilacı türlerin artışı, iklim değişikliği ve insan faaliyetlerinin denizler üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor.
