Yalova’da siyaset denince kulaklarımızın aşina olduğu bir cümle var: “Hep aynı terane…”
Ama mesele şu ki, terane aynı olabilir; şehir artık aynı şehir değil.
Yalova’da siyaset denince kulaklarımızın aşina olduğu bir cümle var: “Hep aynı terane…”
Ama mesele şu ki, terane aynı olabilir; şehir artık aynı şehir değil.
Her seçim dönemi aynı yüzler.. Aynı ‘yüzsüzler..’
Seçimler yaklaşır, vaatler büyüyor, cümleler süsleniyor, projeler havada uçuşuyor. Ama sandıklar kapandıktan sonra Yalovalı’nın karşısına çıkan tablo çoğu zaman değişmiyor. Çünkü siyaset, burada hâlâ günü kurtarma refleksiyle yapılıyor. Uzun vadeli akıl, planlama ve vizyon ise çoğu zaman ikinci plana atılıyor.

Yalova küçük bir şehir olabilir, ama sorunları küçük değil.
Alt yapıdan ulaşıma, çevreden turizme kadar yıllardır konuşulan başlıklar var. Her gelen yönetim “biz çözeceğiz” diyor. Her giden yönetim arkasında yarım kalmış işler bırakıyor. Ve vatandaşın zihninde aynı soru dönüp duruyor:
“Gerçekten bir şey değişecek mi?”
İşte tam burada “hep aynı terane” cümlesi anlam kazanıyor.
Ama bu cümleyi kuran sadece vatandaş değil. Siyasetçi de farkında.
Sorun şu ki farkındalık, çözüm üretmeye yetmiyor.

Yalova’nın en büyük sıkıntısı belki de bu:
Siyasi rekabet var, ama siyasi üretkenlik yok.
Eleştiri var, ama alternatif yok.
Vaat var, ama takip yok.
Oysa Yalova, konumu itibarıyla Türkiye’nin en şanslı şehirlerinden biri. İstanbul’a komşu, doğasıyla cazip, sanayisiyle büyüyen bir yapı… Ama bu potansiyel yıllardır tam anlamıyla değerlendirilemiyor. Çünkü şehir, vizyon yerine ‘polemikle yönetilmeye’ çalışılıyor.
Bir başka gerçek daha var:
Artık Yalovalı seçmen eski seçmen değil.
Sosyal medyayla, bilgiye erişimle, şeffaflık beklentisiyle birlikte vatandaş daha sorgulayıcı. Eskisi gibi sadece vaat dinlemiyor; sonuç görmek istiyor. Fotoğraf değil, icraat istiyor. Açılış değil, sürdürülebilir hizmet istiyor.
Ve en önemlisi…
Artık “aynı teraneyi” dinlemek istemiyor.
Siyasetçiler için mesaj net: Eğer gerçekten fark yaratmak istiyorsanız, önce dili değiştirin.
Sonra zihniyeti.
Çünkü Yalova’da sorun, sadece projelerin eksikliği değil; aynı cümlelerin, aynı yöntemlerin, aynı alışkanlıkların tekrar edilmesi.
Bu şehir artık ezber değil, çözüm istiyor.
Ve belki de ilk kez, “hep aynı terane” diyenler gerçekten haklı.
Bilmem anlatabildim mi?
Sağlıcakla kalın..
