FENER ALAYI MI, SADE BİR YÜRÜYÜŞ MÜ?

30 Ağustos Zafer Bayramı, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biri. Böylesine anlamlı bir günün, toplumun geniş kesimlerinin katıldığı, birlik ve beraberlik duygusunun güçlü şekilde hissedildiği etkinliklerle kutlanması beklenir. Ancak Subaşı Belediyesi tarafından 30 Ağustos akşamı düzenlenen Fener Alayı’nda ortaya çıkan yaklaşık 60-70 kişilik katılım, aradan geçen günlerin ardından hâlâ üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo olarak karşımızda duruyor.

Yayınlama: 18.09.2026
12
A+
A-
30 Ağustos Zafer Bayramı, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biri. Böylesine anlamlı bir günün, toplumun geniş kesimlerinin katıldığı, birlik ve beraberlik duygusunun güçlü şekilde hissedildiği etkinliklerle kutlanması beklenir. Ancak Subaşı Belediyesi tarafından 30 Ağustos akşamı düzenlenen Fener Alayı’nda ortaya çıkan yaklaşık 60-70 kişilik katılım, aradan geçen günlerin ardından hâlâ üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo olarak karşımızda duruyor.
Subaşı’nın nüfusu 8 bin 655. Yaklaşık 70 kişinin katıldığı bir yürüyüş, belde nüfusunun yalnızca yüzde 0,8’ine denk geliyor.
Elbette mesele yalnızca rakamlardan ibaret değil.
Asıl mesele, “Fener Alayı” adı verilen ve milli bayramların coşkusunu sokağa taşıması beklenen bir etkinliğin neden bu kadar sınırlı bir katılımla gerçekleştiği.
30 Ağustos’un coşkusu neden büyütülemedi?
Bir belediyenin görevi yalnızca bir etkinliği takvimine alıp gerçekleştirmek değildir. Önemli olan, o etkinliğin vatandaş tarafından benimsenmesi, sahiplenilmesi ve geniş kitleleri bir araya getirebilmesidir.
70 kişinin bir araya gelmesi elbette küçümsenecek bir durum değildir. O vatandaşlarımız da 30 Ağustos’un anlamına sahip çıkmış, bayram coşkusunu paylaşmıştır.
Ancak 8 bin 655 nüfuslu bir beldede düzenlenen Fener Alayı’nın bu kadar sınırlı bir katılımla gerçekleşmesi, organizasyonun duyurusu, zamanı, içeriği ve vatandaşın ilgisini artırmaya yönelik çalışmaların yeterliliğini sorgulatıyor.
Çünkü Fener Alayı yalnızca birkaç kişinin eline fener alıp yürüdüğü bir etkinlik değildir.
Fener Alayı; coşkudur, kalabalıktır, birlikteliktir.
Ve özellikle 30 Ağustos gibi bir milli bayramda bu coşkunun mümkün olduğunca geniş kitlelere ulaştırılması gerekir.
Suçlu vatandaş mı, organizasyon mu?
Etkinliğin ardından “Vatandaş neden gelmedi?” sorusunu sormak kolay.
Fakat asıl sorulması gereken biraz daha farklı:
Vatandaşın gelmesi için ne kadar çaba gösterildi?
Etkinlik yeterince duyuruldu mu?
Program, vatandaşın katılımını teşvik edecek şekilde planlandı mı?
Gençler, aileler ve çocuklar için ilgi çekici bir atmosfer oluşturulabildi mi?
Etkinliğin saati ve güzergâhı katılımı artıracak şekilde değerlendirildi mi?
30 Ağustos’un anlamı ve Zafer Bayramı’nın taşıdığı milli ruh, etkinlik öncesinde belde genelinde yeterince anlatılabildi mi?
Bunlar, ortaya çıkan tablonun ardından sorulması gereken sorular.
Çünkü başarılı belediyecilik yalnızca “Biz etkinliği yaptık” demekle ölçülmez. Asıl başarı, vatandaşın o etkinliği sahiplenmesi ve meydanların, sokakların vatandaşla dolmasıdır.
Eleştiri düşmanlık değildir
Bu değerlendirme, 30 Ağustos akşamı Fener Alayı’na katılan vatandaşlarımızı eleştirmek amacı taşımıyor.
Tam tersine…
30 Ağustos gibi büyük bir bayramın Subaşı’nda çok daha geniş katılımla, çok daha büyük bir coşkuyla kutlanmasını istemek anlamına geliyor.
Subaşı’nın 8 bin 655 kişilik nüfusu düşünüldüğünde, bu beldenin 60-70 kişinin değil, binlerce kişinin omuz omuza yürüdüğü bir Fener Alayı’nı gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğu açık.
Önümüzdeki yıllarda belediyenin bu tabloyu değiştirmek, milli bayramların coşkusunu daha geniş kitlelere ulaştırmak ve vatandaşın katılımını artırmak adına daha güçlü organizasyonlara imza atması gerekiyor.
Çünkü Zafer Bayramı’nın ışığı birkaç fenerle değil, halkın katılımıyla parlar.

Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.