ÖZGÜRLÜK MÜ, NEZAKET Mİ?

Ramazan ayı geldiğinde şehirlerin ritmi değişir. Sokaklarda bir sükûnet, sofralarda bir bereket hissedilir. İnsanlar gün boyu sabreder, akşam ezanını bekler. Bu ay yalnızca aç kalmanın değil; sabrın, paylaşmanın ve birbirini anlamanın ayıdır.

Yayınlama: 12.03.2026
A+
A-
Ramazan ayı geldiğinde şehirlerin ritmi değişir. Sokaklarda bir sükûnet, sofralarda bir bereket hissedilir. İnsanlar gün boyu sabreder, akşam ezanını bekler. Bu ay yalnızca aç kalmanın değil; sabrın, paylaşmanın ve birbirini anlamanın ayıdır.
Fakat her Ramazan’da aynı soru yeniden gündeme gelir:
Özgür olmak mı daha değerlidir, yoksa başkasını düşünmek mi?
Elbette kimseyi oruç tutmaya zorlayamazsınız. İnanç, insanın kendi vicdanı ile arasındaki bir meseledir. Oruç tutmayan birinin yemek yemesi, sigara içmesi ya da günlük hayatına devam etmesi onun kişisel tercihidir. Buna kimse karışamaz.
Ama mesele sadece özgürlük değildir.
Toplum dediğimiz şey, yalnızca kurallarla değil; görgüyle, nezaketle ve karşılıklı saygıyla ayakta durur. Hukukun yazmadığı ama insanların kalbinde yer eden bir etik anlayışı vardır.
Mesela bir cenaze evinin önünde yüksek sesle müzik açmazsınız.
Bir hastanenin kapısında kahkahalarla eğlenmezsiniz.
Çünkü orada bulunan insanların halini düşünürsünüz.
İşte Ramazan da biraz böyledir.
Oruç tutmayan bir insanın elbette yemek yemeye hakkı vardır. Fakat bunu, etrafındaki insanların hassasiyetini düşünerek daha özenli bir şekilde yapması; kimseye zorla dayatılmış bir kural değil, toplumsal incelik meselesidir.
Çünkü özgürlük ile saygı arasında ince bir denge vardır.
Bugün modern hayat bize sürekli “Ben istediğimi yaparım” fikrini fısıldıyor. Ama gerçek medeniyet, yalnızca özgürlükle değil; başkasını düşünme kabiliyetiyle ölçülür.
Bir şehirde herkes yalnızca kendini düşünmeye başlarsa, o şehir kalabalık olur ama toplum olmaz.
Ramazan bize sadece aç kalmayı değil, aynı zamanda empatiyi öğretir. Açın halini anlamayı, sabrı, paylaşmayı ve en önemlisi birbirimize karşı daha dikkatli olmayı hatırlatır.
Belki de bu yüzden asıl soru şudur:
Özgürlük mü daha değerlidir, yoksa başkasını incitmemek mi?
Gerçek olgunluk, bu ikisini karşı karşıya getirmeden yaşayabilmektir.
Çünkü bazen insanı büyük yapan şey, yapabileceklerini değil; yapmamayı seçtikleridir.

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.