Tarımsal üretimde karşılaşılan fungal (mantar) hastalıklar, mahsulde zaman zaman %100’e varan devasa verim kayıplarına yol açabilmektedir. Hem tarlalarda hem de süs bitkisi yetiştiriciliğinde bitki sağlığını korumak ve kaliteli bir hasat elde etmek için bu hastalıklarla mücadele şarttır. Bu noktada devreye giren en önemli tarımsal koruyucuların başında fungusitler gelmektedir.


Tarımsal üretimde karşılaşılan fungal (mantar) hastalıklar, mahsulde zaman zaman %100’e varan devasa verim kayıplarına yol açabilmektedir. Hem tarlalarda hem de süs bitkisi yetiştiriciliğinde bitki sağlığını korumak ve kaliteli bir hasat elde etmek için bu hastalıklarla mücadele şarttır. Bu noktada devreye giren en önemli tarımsal koruyucuların başında fungusitler gelmektedir.
Terminolojik kökeni Latinceye dayanan “fungusit” (fungudice) kelimesi, “fungus” (mantar) ve “caedo” (öldürmek) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiştir. En net tanımıyla fungusit, bitkilerde hastalığa ve enfeksiyona yol açan mantar sporlarını yok etmek, yayılımlarını durdurmak için üretilen antimikotik özellikteki toksik kimyasallardır. Doğal veya laboratuvar ortamında sentetik olarak üretilebilen bu tarım ilaçları, sadece tarım sektöründe değil ilaç sanayisinde de formüllerin bir parçası olarak kullanılmaktadır.
Fungusitlerin temel çalışma prensibi, hedef patojenin hücresel faaliyetlerini çökertmek üzerine kuruludur. Mantarların hayatta kalmasını sağlayan solunum, protein ve enzim sentezi gibi yaşamsal fonksiyonları bloke ederler.

Hücre duvarının geçirgenliğini ortadan kaldıran bu ilaçlar sayesinde mantar sporlarının çimlenmesi veya tüp oluşturarak enfeksiyonu yayması engellenir. Kimi fungusit türleri bitkinin dış yüzeyinde kalkan görevi görürken, bazıları dokuların içine sızarak bitki içindeki parazitik gelişimi baskılar. Ancak her tarım ilacında olduğu gibi mantarların da zamanla bu etken maddelere direnç geliştirebilme ihtimali vardır. Bu nedenle ilaçların doğru dozda ve uygun sıklıkta kullanılması büyük önem taşır.
Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, kimyasal ilaçlamanın başarısı kültürel ve fiziksel tedbirlerle desteklenmelidir. Fungusit kullanmadan önce veya ilaçlama ile eş zamanlı olarak alınabilecek önlemler şunlardır:

Mantar ilaçları, bitki üzerindeki etki mekanizmalarına ve hareket kabiliyetlerine göre temel kategorilere ayrılır:
Ayrıca bu ilaçlar kullanım alanlarına göre de; tohum ilaçları, toprak ilaçları, yeşil aksam (yaprak) ilaçları, gövde/ağaç yarası ilaçları ve hasat sonrası depo ilaçları olarak sınıflandırılmaktadır.
Üreticilerin mantar ilacı seçerken dikkat ettiği ve ideal bir üründe bulunması gereken başlıca nitelikler şunlardır:
Fungusitler piyasada genellikle toz veya sıvı formlarda bulunur. Uygulama dozu ve yöntemi tamamen ekinin türüne, iklim koşullarına, toprağın yapısına ve hastalığın şiddetine göre belirlenir. Bu ilaçlar, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış olmalıdır. Temel uygulama yöntemleri şöyledir:
İlaçlama işlemlerinin mutlaka rüzgarsız, serin ve yağışın olmadığı havalarda yapılması şarttır. Bitkinin tüm yüzeyinin eşit şekilde kaplandığından emin olunmalıdır. Arazi ve ekin yapısına göre sırt pülverizatörleri, bahçe pompaları veya motorlu aletler kullanılabilir. Etkin sonuç alabilmek için, ilacın ambalajında belirtilen kullanım dozajına ve koşullarına birebir uyulması kritik bir zorunluluktur.
Geniş bir kullanım alanına sahip olan fungusit etkili ürünler, tohumlardan olgun meyvelere, sebzelerden süs bitkilerine kadar her türlü tarımsal alanda değerlendirilebilir. Özellikle; külleme, mildiyö, pas, karaleke, botrytis, çökerten hastalıkları, yaprak ve halkalı lekeler, meyve depo çürüklükleri, bakteriyel yanıklıklar, rastık, monilya, bakteriyel ur, alternaria ve colletotrichum gibi tehlikeli hastalıkların kontrol altına alınmasında başrol oynamaktadır. Hastalığa ve bitkiye en uygun etken maddenin seçilmesi, başarının anahtarıdır.
