Yalova’da SGK İl Müdürlüğü’nde görevli avukatın öldürülmesine ilişkin davada ilk duruşma görüldü. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran olayda, sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edilirken mahkeme, sanığın akli dengesinin araştırılmasına karar verdi.


Yalova’da SGK İl Müdürlüğü’nde görevli avukatın öldürülmesine ilişkin davada ilk duruşma görüldü. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran olayda, sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edilirken mahkeme, sanığın akli dengesinin araştırılmasına karar verdi.
7 Ocak 2026 tarihinde, Yalova’nın en işlek noktalarından biri olan Şehit Ömer Faydalı Caddesi üzerindeki SGK İl Müdürlüğü binasında yaşanan olay, Türkiye genelinde hukuk camiasını ayağa kaldırdı. 57 yaşındaki Hamza Haznedar, icra dosyası nedeniyle kurum avukatı Zekeriya Polat’ın odasına giderek yanında taşıdığı ruhsatsız tabanca ile 3 el ateş etti. Ağır yaralanan genç avukat, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.
Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık Haznedar, duruşmaya Sakarya’daki cezaevinden SEGBİS ile katıldı. Savunmasında olayın planlı olmadığını iddia eden sanık, “Konuşmak için gittim. Hasımlığım yoktu. Silahı korkutmak ve kolundan yaralamak için sıktım. Öldürmek istemedim.” dedi. Sanık ayrıca fiziksel engelli olduğunu belirterek, olay sırasında yalnızca sol elini kullanabildiğini söyledi.


Duruşmada sanığın geçmişine ilişkin çarpıcı bir iddia da gündeme geldi. Haznedar, daha önce de bir kişiyi öldürdüğünü ancak bunu “kendini korumak amacıyla” yaptığını öne sürdü. Bu beyan, davanın seyrine ilişkin tartışmaları artırdı.
Hayatını kaybeden avukatın annesi Havva Polat, duruşmada gözyaşları içinde konuşarak en ağır cezayı talep etti: “Ben sonuna kadar şikayetçiyim. Bu adam çıkmayacak.” dedi. Eşi Semiha Polat ise, 3 yaşındaki çocuklarının babasız büyüyeceğini belirterek sanığın en ağır cezayı almasını istedi.

Duruşma sırasında kendisine “cani” denilmesine tepki gösteren sanık, sözlü olarak karşılık verdi: “Bana cani demeyin. Ben değilim.” Bu sözler salonda kısa süreli gerginliğe neden oldu.

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın:
Duruşmaya Erinç Sağkan başta olmak üzere çok sayıda baro başkanı ve temsilci katıldı. Türkiye Barolar Birliği’nin davaya katılma talebi mahkeme tarafından kabul edildi. Sağkan yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Meslektaşımız görevini layıkıyla yapan bir avukattı. Bu davanın emsal olması açısından süreci yakından takip edeceğiz.” dedi.
Yalova Baro Başkanı Elif Turnacı Çavuş ise davanın sadece bir cinayet değil, hukuk güvenliği meselesi olduğunu vurguladı.
Sanık avukatının talebi üzerine mahkeme heyeti, sanığın akli dengesinin araştırılmasına karar verdi.
Bu kapsamda:
Olay, yalnızca Yalova’da değil, Türkiye genelinde avukatların güvenliği konusunu yeniden gündeme taşıdı. Barolar, kamu görevi yapan hukukçuların korunması için daha güçlü yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini vurguluyor.
Ağırlaştırılmış müebbet talebi, akli denge tartışması ve kamuoyunun yoğun ilgisiyle bu dava, önümüzdeki süreçte de gündemde kalmaya devam edecek gibi görünüyor. Özellikle çıkacak kararın, benzer davalar için emsal teşkil edip etmeyeceği merak konusu.
